Tuğçe

Tuğçe
@tuucceee
5 Aralık
26 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Tedirgin ellerinde bir çeşme saklıyorsun İçmesem öleceğim; bakışım ondan öyle Yürüyünce uçacak senden ikiz turnalar Dururken de uçuyor; bakışım ondan öyle… Yolcuları sözcükten bir otobüs geçiyor Bir sessizlik bakıyor; bakışım ondan öyle… Mehmet Aycı (İtibar, Aralık 2013)
"Güzel duygular ne denli kırılgan. Yaşanırken alelacele, unutulurken bir o kadar yavaş. İnsan içinde yeşertip büyüttüğü, özenle çiçeklendirdiği dalları bir bir budarken kendisine mahcup oluyor. İnandığı her duygudan biraz şüpheleniyor. Her şeyi gecikmiş bir uykunun tesirindeyken kafasında oluşturduğu o senaryonun sası cümlelerine benzetiyor. Umursamaz kalmaya, budadığı cansız dalları kaldırıp atmaya uğraşıyor. Oysa beden gibi kalbin de bir nihayeti var. Bir anda her şey yalanlanmıyor, bir anda her şey doğrulanmıyor. Zaten hayatta çoğu şey çoğu şeye değmiyor, denk düşmüyor. Mücadeleler herkesin gözünde farklı değere sahip buruk çabalar gibi. Birinin bütün tırnaklarını takarak yaptığı eylem, diğerinin gözünde çok matah sanılmakla değersizleşiyor. Yani insan bu yeşeren dalları her gün özenle seyrederken öyle bir anda kesip kör bir testere ile, en iyi kararlarını; en büyük mağlubiyeti sayabiliyor. o yüzden yeşermeyen dallara da pek üzülmemek lazım herhalde. Kendinden başkasının hayaline aldanmamak lazım. Herkes bu oyunu kendi kurallarına göre oynamak istiyor. Kimsenin yeni bir kural yazmaya mecali yok. İnsan bu en nihayetinde. Bazı hayatlarda oyunun en sabit kuralıyken bazı hayatlarda yalnız kural ihlali olarak yer ediniyor."