Birey, biyolojik olarak doğuştan sahip olduğu ve doyurulmak gereksinimi içinde bulunan itkilerle baştan ayağa donanmış görünmektedir. Bunları doyurmak için, birey, "nesneler" ile ilişkiye girer. Dolayısıyla diğer bireyler, her zaman için kişinin amacına ulaşmakta kullandığı araçtır, amaç dediğimizse, bireyde, başkalarıyla temasa geçmeden önce doğan yoğun isteklerin doyurulmasıdır. Freud'un anladığı anlamda insan ilişkileri alanı pazara benzemektedir - biyolojik olarak var olan gereksinimlerin doyurulması yönünde yapılan bir değiş tokuştur bu ve bu değiş tokuşta, bir başka bireyle ilişki, hiçbir zaman için bir amaç değil, her zaman bir araçtır.