Tuba Yazıcıoğlu

Tuba Yazıcıoğlu
@tyazicioglu
9/10
·102 syf.··
Beğendi
·
2018 30. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2018 01:12
Ah bir yılanı öldürseler... Bu kitabı okumaya başladığınızda sonu ne olacak diye değil, sonunda gerçekleşecek olay neden ve nasıl gerçekleşiyor diye okuyorsunuz. Çünkü kitabın arka kapak yazısında 9 yaşında küçücük bir çocuk olan Hasan'ın annesini öldürdüğünü açıkça belirtiyor. İnsanlar ne çok sever konuşmayı, olmayanı oldurtmayı. Bire bin katıp yeni efsaneler yaratmayı. Her şeye bir suçlu aramayı... Yaşar Kemal Anadolu'nun yıllarca kanayan yarası olan kan davası ve kadının değersizliğini öyle şairane anlatmış ki, kitabı noktası virgülüne kadar her karesini zihninize kazımaya çalışıyorsunuz. Esme güzelliği dillere destan, köyünün en güzel kızıdır. Halil ise onu zorla kaçırıp, ona sahip olmuş sözde yiğit delikanlı gerçekte ise karakter yoksunu, yüzüne bakılmayacak erkek bozmasıdır. Esme bu kadar güzel olunca isteyeni çoktur haliyle. Ona deliler gibi aşık olan Abbas'ın Halil'i öldürmesiyle bütün hikâye başlar. Bütün köy, Halil'in annesi, kardeşleri bunu Esme'nin yaptırdığını düşünüp töre gereği onu öldürmek isterler. Ama bilirlerki onu öldürenin sonu hapishanedir. Gözü dönen aile bunu yalnızca küçücük bir çocuk olan oğlu Hasan'ın yapmasını ister. Bu yüzden akla hayale gelmeyecek hikayelerle aklına girmeye çalışırlar. Babasının hortlaması mı, annesinin namusszluğu mu, babasının kanın yerde kalması mı... Hasan ise annesini hep korumaya çalışır. Çocuk saflığıyla annesine kol kanat germeye çalışır. Ne kadar dayanmaya çalışsa da zihniyeti, fikri olmayan cahil amcalarının, babaannesinin, köylülerin laflarına kanar. Kan davası uğruna sönen yaşamlar, çekilen acıların küçük bir örneği sadece bu kitap. Küçük bir çocuğun eline kalem kitap vermek yerine tüfek verip, ona sevgiyi, yaşamı, güzelliği öğretmek yerine annesini öldürmeyi öğreten bir toplum bu
Edebiyat
Yılanı ÖldürselerYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202028,2bin okunma