Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem;
Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzârım!
Oku, şâyed sana bir hisli yürek lâzımsa;
Oku, zîrâ onu yazdım, iki söz yazdımsa.
Ulu yolculuğuma yok iken hazırlığım,
Artmakta günden güne körlüğüm sağırlığım,
Çökertti dizlerimi gereksiz ağırlığım;
Bunca yıl taşımaktan bıktı bu hamal beni...
(...)
Ayağıma dolanan yılan oldu huzurum,
Kahroldu iyiliğim övüldükçe kusurum,
Ne olur ya İsrâfil, bir an farzet ki "Sûr"um;
Ebedî bir hayatın şafağında çal beni!..
(Saadettin Kaplan, Dilekçe)