Eve dönünce odasına kapandı, kesik başı karşısına alıp öyle içten, öyle çok ağladı, o kadar çok öptü ki, baş gözyaşlarıyla ıslanmış oldu. Sonra fesleğen dikilen büyük saksılardan birini aldı. İnce bir kumaşa sardığı kesik başı saksının dibine koyup üstüne toprak doldurdu, toprağa da birkaç kök Salerno fesleğeni ekti. Fesleğeni yalnızca gül suyu, portakal çiçeği suyu ya da kendi gözyaşlarıyla suluyordu.