Romanın giriş bölümünde hissedilen iç sıkıntısı, kahramanın (Michel) artık keyif alamadığı geçmiş çevrelerinden kopuşunu ve yaşadığı dönüşümü yansıtıyor. Ancak asıl kırılma noktası, Menalque ile yaptığı konuşmalarla birlikte, anlamlandıramadığı hayatını fark etmeye başlaması oluyor. Bu noktada şu soru kaçınılmaz hâle geliyor: Kahraman, bu sorgulamayı tek başına, kimseyle konuşmadan gerçekleştirebilir miydi; yoksa bu içsel çıkmaz onu daha karanlık bir sona, hatta intihara mı sürüklerdi?
Menalque’nin tavrı, adeta Antik Yunan stoalarından çıkıp gelmiş gibidir. Sadeliği, ölçülülüğü ve aşağılamalar karşısındaki tutumu dikkat çekicidir. “Bırakalım, başkaları da haklı olsun” yaklaşımıyla, insanların sahip olamadıkları şeylerin yarattığı üzüntüyü bu kabullenişle telafi ettiklerini ima eder. Buna karşılık romanda “durgun mutluluk” olarak tanımlanan evlilik hayatı, yalnızca huzurla değil, aynı zamanda güçlü bir minnet duygusuyla da ilişkilendirilir.
Giriş ve sonuç bölümlerini okurken zaman zaman sıkıldığımı söylemeliyim. Buna rağmen Menalque ile yapılan konuşmaların düşündürücü yapısı, kitabı benim için değerli kıldı. Büyük beklentiler olmadan, başka bir seçenek yoksa okunabilecek bir kitap olarak değerlendirebilirim.
Ayrı YolAndré Gide · Can Yayınları · 20141,051 okunma