Yolumu kaybettiğimi düşündüğüm, yüreğimin sesini duyamadığımı sandığım her anda tekrar tekrar açıp okuyacağım. Değil okumak, ezberlesek bile; öğrenmemizin, ezberlemekten daha uzun zaman alacağı kesin.
İnanılmaz bir sürükleyiciliği var. Bu zamana kadar okuduğuma pişman olmadım çünkü dünkü aklımda okusaydım anlamazdım ama yarınki aklımla da okuduğumda anlamam gereken çok şey olduğuna eminim. Yazarın, kitabın arkasında bahsedildiği gibi, Mevlana’nın bir öyküsünden yola çıkarak yazdığı bu kitapta mutlaka kendi yüreğinize dokunacak bir söz bulacaksınız. Genç bir çobanın, gördüğü bir düş üzerine hazine aramaya koyulmasını ve bu yolda öğrendiklerini anlatıyor gibi dursa da aslında altında çok derin anlamlar barındırıyor.