Hayır, ne dar ağaçlarına çevrilecek bir ormanım, ne fena niyetlerimi dindirecek bir köyüm, ne zindanlı bir şatom, ne de bana yaltaklanacak, dalkavukluk yapacak adamlarım, muhafızlarım var. Bu bakıma ve bu ölçüye göre ben büyük bir senyör sayılmam. Fakat insanlık ve şeref bakımından aramızda hiçbir fark olmadığına inanıyorum. Tıpkı kılıçlarımız arasında fark olmadığı gibi.
İnan bana, siyasi partizanların yalanın muazzam gücünü anlayacakları gün gelecek ve onu cesurca kullanacaklar. Ben o gruba 'siyasi partizanlar' diyorum, yönetmek için doğmuş, uçsuz bucaksız ve aptal kalabalığın birkaç kişinin yararına çalışması gerektiğini anlayanlara yani.
Çekinerek yalan söylerseniz insanlar inanmazlar; rol yapacaksınız.Enerjiyle yalan söyler ve yalanı gerekli tüm güçle yeniden onaylarsanız, bunu bir inanç havasıyla durmadan tekrarlarsanız, insanlar doğruyu söylediğinize inanacak ve yalan söylediğinizi kanıtlayabilirlerse bile, inanıyormuş gibi yapacaklardır. Yalanın gerçeğe benzerliği karşısında tedirgin olmak aptallıktır çünkü olası olmayan bir yalan yoktur. Hepsi yalancının enerjisine veya inandırıcılığına bağlıdır.