Bütün dünyadan, hayattan, insanlardan uzaklaşmış gibiydi. Hiçbir şey görmüyor, hiçbir şey işitmiyordu. Derin bir karanlık... Sonra ebedi bir sükûnun içinde boğulma...
Fakat sonra ne olacaktı? Şimdi o kadar özlemle arzu olunan bir şey, bütün bu ateşler geçip de her şey tabii haline geri döndüğü zaman, nihayet bıkılan bir zevcenin ihmal edilen aşkından ibaret kalacak değil miydi?