“Zaman zaman paylaşımlarınızı okuyorum size samimi olarak bir soru sormak istiyorum, anlamak için. Siz hadislere ihtiyaç yok mu demek istiyorsunuz? Dolayısıyla yani peygambere de mi gerek yok? Yani Kur’an-ı Kerim tamamlandıktan sonra artık peygamberin işi bitmiştir o bu dine karışmaz mı demek istiyorsunuz? Bu düşüncenin altında yatan gerçek nedir?”
*****
İsmi bende mahfuz bu arkadaşımıza "Tamam" dedim. "Size de Facebook üzerinden cevap vereyim."
Neden burdan?
Bu arkadaş gibi düşünen bir hayli takipçim var da ondan.
Hepsine cevap olsun topluca.
Ha bu arada, üslubum konusunda kimsenin vaazına ihtiyacım yok bunu da aklınızda tutun.
"Hakikati konuşurken zerafeti terziye bırakmak" benim de adetim. Din anlatırken ima etmem lafı dolandırmam, direkt konuşurum. Ama asla belaltı vurmam kimseye. Kimseyi aşağılamam elbet, Kur'an bunu yasaklar çünkü.
Gelelim şimdi cevaba:
***
👉 Evet, Kur’an’ın tamamı nazil olup din tamamlandıktan sonra, artık hadis diye yazılıp çizilen hiçbir rivayete Kitabullah’ın da ihtiyacı yoktur, benim de.
Neden mi?
Çünkü Hz. Muhammed’i kendisine Elçi seçen, Resûl’ü üzerinden insanlarla iletişime geçen Allah şöyle buyurur da ondan:
* "Rabbinden sana vahyedilene uy." Ahzab 2
* “Sizi karanlıklardan aydınlığa bu Kitap çıkarır.” (Hadid 9)
* “En doğru yola sadece bu Kitap iletir.” (İsra 9)
* “Apaçıktır, içinde çelişki barındırmaz.” (Hacc 16 - Nisa 82)
* “Kur’an’ı ben öğretir ben açıklarım, başka kimse değil.” (Rahman 2 - Kıyame 16 - 19)