9/10
·387 syf.·
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Sepetçioğlu'nun Dünki Türkiye serisinden ikinci üçlemesinin son kitabı olan Üçler Yediler Kırklar'da Orhan Bey'in beyliğe gelişiyle yıllardan beri geleduran fitnenin iyice azdırıldığını ve beraberinde gelen olayları okuyoruz. Pîr Cabbar Ali ve uşağı Veli, Türkmen arasında dedikodu çıkarmak için her yolu denerler. En büyük hedef olarak da Kadı Dursun Fakih'e iftiralar üzerine iftiralar atarlar. Bir yandan da kendi taraflarına Beylikler çekmeye, Orhan Bey'e karşı kışkırtmaya çalışırlar ve kitap bu şekilde ilerler. Kitapta karakterlerin iç dünyası çok güzel bir şekilde aktarılmış. Bileyici Baba'nın ve Kendigelen Kız'ın Kumral Dede'nin vefatından sonra tam bir mecnuna dönmeleri; Orhan Bey'in Beylik sorumluluğunun altında kimi zaman ızdıraplar duyması, eşi Nilüfer Hatuna duyduğu özlemin şiddeti; Dursun Fakih'in Allah'a teslimiyeti, her hareketinin hafifliği ve ibadet misâli oluşunu okuyucu da hissediyor ve o nezakatte okumaya çalışıyor. Kitap şu cümlelerle bitiyor: Gerilmiş parmaklarını uzattı öne doğru, tutunup kalkacak bir yer aradı; kumları avuçlayabildi ancak; parmakları kumları sıyırdı: "Tanrım!" diye inledi; "Neden beni ayırdın?" Bir takım sesler duydu ama ne duyduğunu anlayamadı...
Duygu ve Düşünce
Üçler Yediler KırklarM. Necati Sepetçioğlu · İrfan Yayıncılık · 2006302 okunma
9/10
·960 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Daha iyi bir savaş isterdim. Kesinlikle şu zamana kadar okuduğum en iyi seri. Başka hiçbir kitapla kıyas yapamayacağım kadar çok iyi bir proje ama final kitabı maalesef bana istediğim o zevki yaşatmadı. Aelin kitaplar boyunca ateşini yönetmek için eğitimler almışken final sahnelerinde gördüğümüz savaş bana biraz gülünç geldi. Bu beni fazlasıyla üzdü. Aelin'den çok daha fazlasını bekliyordum. Dorian'ı okumak çok keyifliydi. Maron zaten başlı başına karşısında diz çökülecek bir karakter. On Üçler'i asla unutmayacağım. Aedion ve Lysandra'nın verdiği mücadele çok kıymetliydi. Aedion'ın asıl karakterini bu kitapta gördük bence. Aedion'ı suçladığım çok fazla yer oldu ama onurlu bir asker gibi davrandı kitap boyunca. Rowan, Lorcan, Gavriel ve Fenrys'in Aelin'e olan o güçlü bağını okumaktan kitap boyunca çok keyif aldım. Fakat neredeyse kitabın sonuna kadar o kaosun içine girebilmek için bekledim ve artık bir noktada git artık şu savaş meydanına diye bağırasım geldi. Yazar, sizi kitap boyunca diğer karakterlerle çok güzel oyalıyor ama görmek istediğim sahnelere çok geç ulaştım ve onlar da tatmin etmedi. Yazar karakterlere bir hayat vermekte çok iyi. Ona çok imrendim bu konuda. Kimseyi atlamadı, kimseyi hikayesiz bırakmadı ve bu çok kıymetli. Ömrüm boyunca bu serinin hiçbir karakterini unutmayacağım ve harcadığım her dakikaya sonuna kadar değdi. Sarah, artık rol modellerimden biri kesinlikle.
Kül KrallığıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20201,438 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi
BEMBEYAZ KARANLIK Selamm. Funda'nın hikayesiyle geldim bu kez.Ne kadar Funda desekte bana kalırsa BİR KADININ HAYAT HİKAYESİ.Hatta detay verecek olursak 10 yıl civarı öncesi kadınlarımız.. Bana öyle hissettirdi.. Günümüzde kadınlar iş hayatına girince bir tık daha gelişim gösterse de eskiden kadınlarımızın ÇOCUK VAR,ONLAR İÇİN SUSMALIYIM,ONLAR HELE BİR BÜYÜSÜN DE sözlerini duydum ben.. Funda da tam olarak böyle bir karakter. Aile içi çok sorun yok gibi görünse de sayfalar arasında Funda'nın iç sesini duyduğumuz için aslında çok sorun olduğunu anlıyoruz.. Bana kalırsa başta iletişimsizlik,onun içine kapanması ve hep ÇOCUKLAR İÇİN düşüncesi beni bi miktar düşündürdü,tepkisizliği beni benden aldı.. Eskiden bu yana GELİNLİKLE ÇIKAN KEFENLE DÖNER arsızlığı,kadının daha en başında ailesinin ardında göremeyişiyle başlayan evlilik yolculuğu,eşinin de bazen fiziksel bazen de psikolojik şiddetiyle resmen zulme dönüşüyor.. Sonrası zaten hep suskunluk.Kadının dudaklarında gülümseme olması gerekirken görünmez bir bant ve kalbinin acısı.. Funda da onlardan biri.Yabancı bir ülkeye gelin gidiyor.İç dünyasıyla savaşırken bir de yabancı bir diyar,yabancı insanlarla da mücadele başlayınca işler tabi bir tık daha kötüleşiyor Funda için. Her sayfada görünmeyen ama hissedilen kara bulutlar,bir türlü düşmeyen o gözyaşı ve resmen kadınlarda olması gereken bir şeymiş gibi hissedilen o suskunluk.. Funda'nın hayat hikayesine davet ediyorum sizleri.. Ama Funda'yı okurken belkide en yakınınızda ki bir kadının içini okuyacaksınızdır... Keyifli okumalar
Bembeyaz KaranlıkCengiz Üçler · Az Kitap · 20263 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2026 30. kitabı
Bazı hikâyeler vardır okurken sadece bir karakteri değil, susmayı öğrenmiş birçok insanı hissedersin. Ah Funda… Ailesinde fazlalık görülen bir çocuk, yurtdışına gelin gidince yalnızlığa terk edilen, eşi ve yeni ailesiyle hayal kırıklıkları yaşayan bir genç kız… “Bembeyaz Karanlık”, Funda’nın hayatı üzerinden ilerlese de aslında tek bir kişiye ait değil bu hikâye. Baskının, korkunun ve yalnızlığın insanın içinde nasıl büyüdüğünü, ama buna rağmen umudun tamamen kaybolmadığını gösteriyor. Sayfalar ilerledikçe fark ediyorsun ki; en derin yaralar çoğu zaman görünmeyenler. Ve insan bazen en çok, anlatamadıklarıyla yoruluyor. Bu kitap bana şunu hissettirdi: İnsan her şeye rağmen içinde küçücük de olsa bir ışık taşıyor. Ve o ışık, en karanlık anlarda bile tamamen sönmüyor. Sen olsan susar mıydın?
Bembeyaz KaranlıkCengiz Üçler · Az Kitap · 20263 okunma
5/10
·128 syf.··
2026 31. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 00:00
Üçler, Yediler ve Kırklar, Türk tasavvuf ve Alevi-Bektaşi inancında kainatı manevi olarak yönettiğine inanılan gayb erenleridir . Üçler en yüksek manevi dereceyi, Yediler bölgesel görevlileri, Kırklar ise manevi birliği temsil eder. Genellikle kimlikleri gizli tutulan, Allah dostu erenler olarak kabul edilirler. Bu bilgi kitapta yok ben araştırıp yazıyorum buraya. Bilinen belli başlı evliyalar ile ilgili kısa bilgiler verilmiş ama çok eksik kalmış gibi. Ben evliyaların zuhur eden kerametlerine daha çok değinilmesini isterdim. Beğenemedim çok üzgünüm son otuz sayfayı falan üstünkörü okudum ne yazık ki.
Üçler Yediler KırklarSadullah Gülten · Timaş Yayınları · 2025400 okunma
Ve bir savaş daha son buldu...
5/10
·960 syf.··
2026 18. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 20:47
Bu kitap hakkında neler neler gördüm... Sevinç patlaması yaşayanlar mı dersiniz. Şaşkınlıktan gözleri fal taşı gibi açılanlar mı dersiniz ya da son sayfalara doğru ağlayanlar mı dersiniz... Hiçbirini yaşamadım ama ağlamak üzereydim neredeyse. O da hikayenin sıkıcılığından neredeyse delirecek olmamdan ötürüydü. Sevenlerine saygım sonsuz elbette. İyi hiçbir kısmı yok demiyorum. Şöyle ki hikayenin konusu gerçekten sağlam ve evren oldukça geniş. Lakin yazarın bir dengesi yok. İlk üç kitapta çok basit bir anlatım olduğundan ve hikayenin ciddiyetini kaybettiğinden bahsetmiştim. Son üç kitap ise öyle gereksiz bir uzunluğa sahip ki fantastikten çıkıp dram ve entrika hikayesine dönmüş. Aksiyon sahneleri bile aşırı duygu ve düşünce yoğunluklu yani. Bu sebeple de aradığım heyecanı asla bulamadım. Aklıma hint dizileri geldi hep okurken. İkinci konu, karakterler aynı düşünceler arasında sürekli dönüp dolanıyor ve adeta aynı paragrafı baştan okuyormuşuz gibi hissettiriyor. Çoğu bölümde aynı cümleleri görmeye başladım bir yerden sonra. Demem o ki hikaye kendini tekrar edip durduğu bir döngüde. Özellikle ana karaktere zaten ısınamamış biri olarak kendisinin sürekli bunalımlarını okumak daha da sinirlendirdi açıkçası. Karakter sayısı bir apartman dolusuyken bir de her birinin bilmem kaç bölümlük stresli düşüncelerini okumak ne kadar keyifli bir bilseniz! Üçüncüsü, yazar ters köşe yapmak istiyor mu istemiyor mu emin değilim ama yapmaya çalışıyorsa kesinlikle başaramamış çünkü her şey apaçık ortadayken, önce okura gösterip sonra karaktere gösterince insana derler ki biz her şeyi önceden bileceksek heyecan bunun neresinde? Son olarak istediğim sona ulaştım diyebilirim ama bu şekilde olmamalıydı bence. Çok basit bir sonla bitti. O son gelene kadar bin tane düşüncenin arasında boğulduk
1000Kitap
Kül KrallığıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20201,438 okunma