Bu tür ukala insanlara toplumun belli kesimlerinde kimi zaman, hatta çoğu zaman rastlanır. Herşeyi bilirler. Zamanımızın bir düşünürünün dediği gibi, yaşamda ilgi duydukları daha önemli şeyler ve görüşleri olmadığından, zekâlarının, yeteneklerinin tüm ilgisi tek bir yöndedir. Gelgelelim, “her şeyi
bilirler” derken burada oldukça sınırlı bir alanın kastedildiğini bilmek gerek.
Sayfa 5 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Çeviren: Ergin Altay·Kitabı okudu
Sabahattin Ali bu hikayesiyle (Ses) bir bakıma Anadolu insanının aşık tipini, coşkulu bir sevgiyle tanıtırken; aydın kesiminin onu bir türlü anlamadığım, bunun sebebinin de Anadolu insanına gerçekten yaklaşamaması olduğunu ortaya koyuyor. Zaten Batı insanının üzerine kurulmuş Batı kültürü ile bizim insanımızı oluşturan değerlere yaklaşılamaz. Bizi anlamak için bizim değerlerimizin bilinmesi, yaşaması gerekir. Tanzimat'tan bu yana devlet-halk ilişkileri, ikili anlayışa oturtulduğundan bir türlü anlaşma mümkün olmamış ve aydınlar Avrupalaştıkça halkın değerlerinden, giderek halktan uzaklaşmışlardır. Bu yüzden -yaban- gözüyle baktıkları halk da onlara yabancı gözüyle bakmaya başlamıştır.
Sabahattin Ali zekidir. Ama zeka her zaman her şeyi anlamaya yetmez. Öyleyse S. Ali bir başka şeydir de. Onda -ince bir duygusallık- vardır. Konuşmadan, anlaşmadan tabiatın içindeki saklı ruha yaklaşmakta, insanlara karşı çevrilen gözleri çok ilerileri görmektedir.
Sabahattin Ali başınızı dik tutun diyor. Hayatın cilveleri karşısında eğilmemeyi öngören insan, ruhsal tarafını ezdirmeyen insan, gerçekten kuvveti elinde bulunduran insandır.