"Ama hep bir yanınız aç kaldı. Açıkta kaldı. Kendinizi hem suçlu hissettiğiniz
hem de doymadığınız ilişkilerde büyük bedeller ödediniz. Ne için acaba?"
"Hep evli erkeklerin karşınıza çıkması şanssızlık. Ama bu kişilerle karşılaşmalarınızı öyle ya da böyle ilişkiye dönüştüren sizsiniz.
Kabul edelim ki Ahmet hariç tüm ilişkilerinize, evli erkeklerle olan tüm ilişkilerinize büyük bir heyecan ve istekle başladınız. Çok çaba sarf ettiniz.
Oldurmak istediniz."
Oysa ki bütün bunları dinlerken sadece sıkışmışlık hissediyordum.
İnsanın "ruh ikizim" diyeceği kadar yakın bulduğu birine ulaşamaması,
gönlünce tam bir ilişki yaşayamaması,
için için canımı yakıyordu.
Biri, kendini hiçbir zaman tamamen ilişkiye adayamayacak erkeklerle beraber olmanın verdiği yalnızlıktan mustaripken,
diğeri evlendikten sonra bambaşka bir yüzünü gördüğünü iddia ettiği bir kadınla,
küçük bir bebeği olduğu için mutsuz bir evlilikte mahkûm ve yalnızlığa düşmüş biri.