Burçin Korkmaz, bir alıntı ekledi.
13 May 03:45 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Roswell,New Mexico'ya düşen sözde uzay gemisi, bugün bile milyonlarca UFO komplo teorisyeninin tapınağıydı.
Roswell olayının aslında Moğol Projesi denilen gizli bir askeri operasyon -rus atom deneme- lerini dinlemek için tasarlanan bir casus balonunun test uçuşu sırasında yaşanan kazadan başka bir şey olmadığını öğrenmişti.
Test sırasında bir prototip rotasından çıkarak,New Mexico çölüne düşmüştü.
Ne yazık ki enkazı askerlerden önce bir sivil bulmuştu.

İhanet Noktası, Dan Brown (Sayfa 290)İhanet Noktası, Dan Brown (Sayfa 290)

Gizli Dosyalar Özel Sayı: Sular Tersine Döner
Bodrum katındaki masamda otururken tavana attığım kurşun kalemleri izlemekle meşguldüm. Asansörün bodrum katında durduğunu ve içinden birinin indiğini duydum. Ayak seslerinden gelenin Scully olduğunu anlayınca, gözlerimi tavandan ayırıp kapıya diktim. Scully odaya girince, pazar günü sabahın bu saatinde burada ne aradığımızı sorgulayan bakışlarla bana bakmaya başladı.

“Sabahın bu saatinde seni çağırdığım için üzgünüm” diye söze başlamıştım ki, cümlemi tamamlamadan “Ancak çok önemli bir olay var.” diyerek devamını O getirdi.
“Evet, çok önemli bir olay var.”
“Pazar sabahı ikimizi birden buraya dikecek kadar bu önemli olay nedir gerçekten merak ediyorum.”
“40° Kuzey Paralelleri ile 41° Kuzey Paralelleri arasında açıklanamayan bazı doğa olayları oluyor.”
“Doğada her zaman bazı açıklanamayan olaylar olur Mulder.”
“Bu seferki olaylar doğrudan uzaylılarla ilgili olabilir. Sadece bu iki kuzey paraleli arasında bu olayların yaşanıyor oluşu biraz ilgi çekici. Olaylar burada, Amerika Birleşik Devletleri’nde başlıyor. Türkiye’de son buluyor.”
“Türkiye’de mi? Neresinde? ”

Türkiye’deki şehrin adını unuttuğum için önümde duran not defterine bakma ihtiyacı hissettim. Defterde şehrin adını bulduktan sonra kafamı kaldırıp tekrardan Scully’ye baktım.

“Evet. Ordu diye bir ilde sona eriyor. Daha doğuda herhangi bir gözlemde bulunan olmamış. Bu yüzden olayların son noktası orası görülüyor.”
“Peki, açıklanamayan doğa olayları neler?”
“Nehirlerin, akarsuların, derelerin akış yönünün tersine akmaya başlamış olmaları. Teorime göre UFO’ların oluşturduğu güçlü manyetik alanlar buna neden oluyor olabilir.”
“Biz ne yapacağız?”
“Önce Philadelphia’ya, ardından da Columbus’a gideceğiz. Olayların başladığı yer orasıysa ilk orayı görmemiz daha düzgün olur.”
“İlk derken, son olarak nereyi göreceğiz?”
“Sonra da küçük bir Türkiye gezintisi de fena olmayabilir sanki?”
“Mulder!”
“Uçak biletlerini ayarladım bile. Bir an önce hazırlanıp yola çıkalım.”

Scully, bu uzun yolculuk için hazırlık yapmak üzere eve dönerken, ben de birkaç yer ve kişiyle daha irtibat kurdum. Bir yandan, Türkiye’ye gidince doğrudan olay yerine ulaşmak için bilgi alabileceğim kişilerle sıkı bir telefon trafiğine girerken, bir yandan da daha önceden buna benzer olayların yaşanmış olup olmadığını gözden geçiriyordum.

Sorunsuz geçen bir yolculuğun ardından Philadelphia’ya vardık. İlk izlenimim burada bir UFO hareketliliği olduğuydu. EMR cihazı ile ortamda oldukça güçlü bir manyetik alan olduğunu tespit ettik ve gerçekten de nehirlerin akış yönü tam tersine dönmüştü. Her ne kadar şu ana dek hiç kimse UFO gözlemi yapmamış olsa da burada bir yerlerde olduklarını hissediyordum. Etraftaki tarlalardan radyoaktivite analizi yapmak adına bazı bitki örnekleri topladık ve ikinci durağımız olan Columbus’a gittik. Buradaki sonuç da Philadelphia ile aynıydı. Yine bazı bitki örnekleri alarak başkente geri döndük. Radyoaktivite testleri sonucunda bitkilerin yoğun radyasyona maruz kaldığı anlaşıldı.

Mali sorunları ve uçak biletlerini hallettikten sonra Türkiye yolculuğumuz başladı. Uçakla önce İstanbul’a, ardından da aktarmayla Ordu’ya vardık. Bize rehberlik edecek olan kişi ile buluştuktan sonra olay yerine ulaştık. Buradaki sonuçlar da Birleşik Devletler’deki gibiydi. Hatta ondan daha kuvvetli bir manyetik alan söz konusuydu. Ordu’nun Dereleri de yukarı doğru akıyordu. Etraftaki fındık bahçelerinden örnekler alarak günü tamamladık.

Rehberimiz dinlenmek üzere oteline dönerken, gülerek: “Yıllardır söylenen bir türkü vardır. En sonunda bu gerçek oldu.” dedi.

Ardından telefonundan türküyü açarak dinletti. Türkçe olduğu için sözlerinden bir şey anlayamasak da melodisi benim de, Scully’nin de hoşuna gitmişti.

Rehberimiz gittikten sonra arabanın içinde geceyi beklemeye başladık. Scully bütün gün yorulduğu için yan koltukta başı omzuna doğru kaymış uyuyordu. Ben de saatlerdir hareketsiz durmaktan sıkılmış biçimde otururken, bir anda kuvvetli bir ışık arabanın içini aydınlattı. Birkaç saniye içinde ardı ardına dört veya beş tane UFO hızla gökyüzüne yükselerek kayboldu. Hemen Scully’yi uyandırmama rağmen, her şey birkaç saniye içinde olup bitmişti.

İkimiz de arabadan indik. Fındık bahçelerinin yanından, ışığın yükseldiği yöne doğru ilerlediğimizde, etraf kavrulmuş fındık kokuyordu. Bu bile az evvel olanların kanıtı gibiydi. EMR cihazıyla ölçüm yaptığımızda ortamdaki manyetik alanın normale döndüğünü tespit ettik. Ordu’nun Dereleri artık yukarı doğru akmıyordu.

Günlerdir bu yaşadıklarımı düşünmekten uyuyamıyorum. Yüzyıllardır hatta binyıllardır bizi ziyaret eden bu dünya dışı varlıklar neden dünyayı ziyaret ediyor? 40° Kuzey Paralelleri ile 41° Kuzey Paralelleri arasında ne vardı? Neden günlerce burada kaldılar? Sular neden tersine dönmüştü? Hepsi cevaplanamayan sorular olarak kaldı ve bir dosya içinde arşive kaldırıldı.

Adam Woods, Galaktik Diplomasi'yi inceledi.
05 May 00:48 · Kitabı okudu · 17 günde · Beğendi · 8/10 puan

ufo'lar hakkinda gizlenen gercekleri okumak istiyorsaniz kesinlikle tavsiye ederim.ozellikle yazar Erhan Kolbasi'nin diger kitabi olan "kozmik dokunus in vitro" kitabini ilk okursaniz bu kitabi daha cok seveceksiniz.

Kevser S., bir alıntı ekledi.
10 Mar 00:01 · Kitabı okudu · İnceledi

Bir ufo gördüm sanki!
Bilimadamlarına göre başka uygarlıkların varlığının saptanamaması akıl almaz bir durumdu. Biyologlar, hareketsiz ilk maddeden yaşamın ortaya çıkışının hangi fiziksel-kimyasal koşullara bağlı olduğunu saptamışlardı bile ve bunlar hiç de istisnai durumlar değildi. Astronomlar çeşitli yıldızların etrafında dönen sayısız gezegenin varlığını kanıtlamışlardı. Gözlemler de, galaksimizde yer alan yıldızların büyük çoğunluğunun gezegenlere sahip olduğunu gösteriyordu. Varılan kesin yargıya göre yaşam olağan kozmik değişimler esnasında sık sık ortaya çıkıyordu ve canlı varlıkların evrimi uzayda da doğal bir olgu olmalıydı. Evrim ağacının baştacı olan akıllı varlıkların ortaya çıkışı da, aynı düzenin doğal işleyişinden başka bir şey değildi. Fakat, aradan geçen yıllar içinde, araştırmaya katılan gözlem merkezlerinin sayısının artmasına rağmen uzaydan bir türlü sinyal alınamaması, evrende bizden başka akıllı yaratıklar olduğu düşüncesiyle çelişiyordu.

İnsanın Bir Dakikası, Stanislaw Lem (Sayfa 62 - İletişim)İnsanın Bir Dakikası, Stanislaw Lem (Sayfa 62 - İletişim)
Mert Kurtaran, bir alıntı ekledi.
26 Şub 23:58 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bilim ve Efsane
... İki yıl sonra (1968'de) Dr. Edward Condon "Son 21 yılda UFO araştırmalarından bilimsel bilgiye katkıda bulunacak hiçbir sonuç çıkmamıştır. Daha ileri araştırmaların da bilime katkıda bulunması beklenemez" şeklinde bir sonuca ulaştı. Bunun üzerine ABD yönetimi, UFO konusunda bilimsel araştırmalara fon ayırmaktan tamamen vazgeçti. Bu nedenle Dr. Edward Condon, ufocuların hâlâ lanetlediği en büyük düşman ilan edildi.

#Tarih Dergi 15. Sayı, Kolektif (Sayfa 47)#Tarih Dergi 15. Sayı, Kolektif (Sayfa 47)
Sedat UYAR, Adolf'un Kavgası'ı inceledi.
26 Şub 00:02 · Kitabı okumayı düşünüyor · Beğendi · 10/10 puan

Nazi Almanyası'nda devlet başkan yardımcılığı yapan Rudolf Hess'in öğretmeni Karl Haushofer IŞIK KARDEŞLİĞİ örgütünü kurar. İsmi VRIL olan bu örgütün inancına göre sümerlilerin aldebaran yıldızından geldiğini düşünür. 1919 yılı sonlarına doğru küçük bir toplantı yaparlar ve aralarında ünlü kadın medyumlardan MARIA ORSITSCH ve SİGRUN da vardır. Medyumsal temaslar sonucunda TELEPATİK mesajları yazıya dökerler.Bu telepatik mesajlar yaklaşık 55 ışık yılı uzaktaki aldebaran yıldız sisteminden geliyordur ve uçan daire yapımıyla ilgili teknik bilgiler yer almaktadır. SS Heinrich Himmler bu durumu Adolf Hitlere Bildirir...A.H. bu duruma başta inanmaz ancak Heinrich Himmler in ısrarcı tavrıyla VRIL ufo çalışmalarına başlarlar.

Emin ÇETİN, Holografik Evren'i inceledi.
 18 Şub 21:25 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Holografik Evren, alternatif fizik teorisinin değerlendirici ve titiz bir incelemesidir. Bu, evrenin bir holograma benzer bir şekilde işlev gördüğünü belirten yine insan beyninin de aynı şekilde işlev gördüğünü belirten holografik fiziktir de denilebilir. Bu kitap, psikolog Karl Pribram'ın ve fizikçi David Bohm'ın fikirlerini muhteşem bir şekilde ele alıyor ve bu da holografi kavramının temeline dayanıyor.
Holografik evrende geçmiş yaşama ait bulgular, ölüme yakın zaman dilimleri, vücut dışındaki olaylar, uzay ve zaman yolculuğu, telepati ve benzeri konular bilimsel olarak geniş bir şekilde açıklanmaktadır. Kitap, karmaşık fikirleri oldukça anlaşılabilir hale getirmek için inanılmaz bir yeteneğe sahiptir.
Gerçek dünyada ya da bizim tabirimizle bizim gördüğümüz algıladığımız dünyada herşey canlı, dinamik olarak birbirine bağlı, fakat yazar bu eserinde evrende herşeyi yeni yollarla görmemize yardımcı oluyor. Farklı düşünürlerin bu derin konuyu nasıl aydınlattığını araştırıyor. Talbot'un kitabında reddedilemeyen gerçekler var. Bunlardan biri, bilim insanları sıklıkla kendi inanç sistemleri ile sonuçlara karşı önyargılı olabiliyor. Çünkü kişi inandığı dine göre çıkarımda bulunabiliyor ve bu da holografik evrenin farklı şekillerde yorumlanmasına neden olabiliyor. Bir diğeri, insan bilinci maddeyi etkiliyor. Thurtson tüm bir bölümü bu konu üzerine ayırmıştır. Üçüncüsü de ölüm deneyimlerine yakın olgulara kapsamlı, mantıksal bir yaklaşımı şekillendirmeye çalışmasıdır.
Holografik Evren, çevremizdeki mevcut anlayışımızı potansiyel olarak değiştirebilecek bir gerçeklik modelini inceleyen bir romandır. Deneyler, kanıtlar ve mantık kullanarak, yazar başlangıçta hayal etmek zor bir fikri desteklemektedir. Evrene ilişkin holografik model, bir hologramın nasıl işlediğine ilişkin dünyayı birbirine bağlar. İnsanların görme, duyma, hissetme ve düşünme biçimi arasındaki korelasyon bir hologramın nasıl çalıştığıyla ilginç benzerliklere sahiptir. Bu teoriyi desteklemek için yapılan çeşitli deneyleri belgeledikten sonra, modelin sonuçları ve insanlığın yarattığı zor soruların bazılarına nasıl cevap vereceğini belirtir.
Yazar UFO'ların ve diğer olguların sınıflandırılmasının zor olduğunu önermekte çünkü bunları temelde yanlış olan bir gerçekliğe çekmeye çalışıyor demekle yazarın gösterdiği hologram modelinin daha iyi nasıl olduğunu gösteriyor. Konu ile ilgili olarak UFO ların dünya dışı olmadıkları ile ilgili işaretler taşıdığı vurgulanmıştır. İlk olarak binlerce kişinin UFO gördüğü ve bunların belgelendiği, ikinci olarak UFO lardan çıkanların tıpkı insan gibi nefes alıp veren canlılar olduğu ve güneşin elektromanyetik ışınlarına çok iyi uyum sağladığı tanımlanmıştır. Üçüncüsü de bunların dünya dışı varlıklar gibi davranmadığı ile ilgilidir. İşin en ilginç tarafı da bunların fiziksel bir nesne gibi davranmadığı radar ekranlarında büyük bir hızla yol alırken birden doksan derecelik açı ile dönebilmeleridir.
Bu kitap sizi gerçekten düşündürüyor. Açıkçası, sahip olduğumuz duyulara dayanarak dünyayı algılamamızda önyargılıyız. Holografik Evren'e göre, gördüğümüz, duyduğumuz ve hissettiğimiz şeylere karşılık gelen beyinlerimize gönderilen mesajları çözmeye başlayan teknoloji var. Zayıf duygularımızın ötesinde evrenimizin gerçeğini bulabilirsek, mevcut araştırmanın bekleyebileceğinden çok daha büyük olasılıklara yeni kapılar açacaktır. Bu zaman içinde, bu çalışmalar ile ilgili tanıkların ve deneyimin veri tabanlarında saklanıp gizli tutulması pek de mantıklı değil. Ülkelerin bunları saklamak yerine laboratuvarda ya da üniversitelerde vermesi bu alanda gelişime daha fazla katkıda bulunacaktır.

Holografik model rüya zamanı üzerinde de ilginç açıklamalarda bulunmuş. Bohm’un saklı ve belirgin düzenlerinin bileşimi birçok gelenekte karşımıza çıkmaktadır. Tibetli Budistler buna boşluk ve boşluk olmayan adını verirken Hindular Brahman adını vermişler. Benzer şekillerde Yahudilerin Tevrat’ında, Şaman geleneklerinde ki özellikle Hawaii’li kahunlar evreninde, Sudan’daki Dogonlarda holografik Evrenin özüne rastlamak mümkündür

Bu kitapta gerçeten ilginç gelen bir diğer nokta da psikolojik yönüdür. Karl Pribam fizyoloji, psikiyatride ve hatta insan beyninin anatomisinde Holografik İlke'nin alternatif bir yönünü sundu. Yine işin psikolojik yönünü ele alırsak İsrail’de Hebrew Üniversitesinde bir grup asker üzerinde yapılan deney sonucunda psikolog Shlomo Breznitz farklı mesafelerde farklı alanlarda askerler üzerinde yaptığı deneylerde asker bedenlerinin gerçekliğe değil gerçeklik olarak kabul ettiği şeye tepki verdiklerini gözlemlemişti.

Bu kitabı, Newton fiziği, kuantum fiziği, mistisizm, bilim, biyoloji, psikoloji, manevi ve materyal arasında var olan görünür ikilemleri anlamayı arzulayan herkese tavsiye ederim.
Araştırmalarım sonucu bu kitabı okumadan önce, Holografik İlke'nin temel bir incelemesini ve genel olarak Holografya'nın temel bir anlayışını da okunabilir
Daha önce bunun üzerinde, String teorisi https://www.youtube.com/watch?v=ACNqmEGHcrY , Süper simetri (https://www.youtube.com/watch?v=X6HobTJ2jnk), Brane kozmoloji https://www.youtube.com/watch?v=bf7BXwVeyWw ve Kuantum yerçekimi (https://www.youtube.com/watch?v=hDGD1iUikac ) formları üzerinde birkaç video atma ihtiyacı hissettim. Bu videolar da gelecekteki araştırmaların üzerinde bahsedilen teorilere yol açan temellerdir. Meraklısı için faydalı olacaktır.

İsmail | Synergy, Zihin Kontrol'u inceledi.
 21 Oca 17:12 · Kitabı okudu · 18 günde · 7/10 puan

''İnsanın düşünmemesi yöneticiler için ne büyük şans.''
Adolf Hitler,
Kitaba genel olarak bakarsak; soy gelişim deneylerinden 25. kare gerçeğine, elektromanyetik dalgalarla insan zihni kontrolünden ışın dalgası gibi konulara kadar yıllar boyunca üzerinde çalışılan bilimsel deneylerin olduğunu söyleyebiliriz. Şaşırmadım değil. Almanya Nazisi ve CIA'nin, mükemmel soy gelişimi ve kısırlaştırma programları karşımıza çıkıyor. Üstün vasıflı bir liderin üstüne çip konulup, senelerce izlenerek, bilimsel verileri ortaya dökülüyor. Ve bu çipin yeni doğan bir bebeğe takılmasıyla, liderin tüm özellikleri bebeğe aktarılması gibi. ABD istihbaratı CIA'nın bu gibi deneylerde milyonlarca çocuğu denek olarak kullandığı, eğitimini verdiği cinsel konularla, üst düzey başkanlara seks kasetleriyle şantaj uygulanması. Sinsilik hat safhada!

Dünyanın en güçlü uyuşturucularından biri olan LSD üretiminin en önemli savunucularından yine en meşhur iki yazarı öğreniyoruz:George Orwell ve Aldous Huxley . Evet bu iki İngiliz yazar çok güçlü uyarıcı ve halüsinasyonların sebebi olan bu LSD adlı uyuşturucunun deneklerde ve sosyal hayatta kullanılmasını şiddetle savunduğunu öğrendim. LSD ise tahribatı çok ağır, ölüme bile sebep olan bir uyuşturucu. Yazarları eleştirmiyorum elbette. Ve yine çok yakın tanıdığımız bir yazar olan bilim-kurgu türünde vermiş olduğu eserlerle hafızaya kazınan ve yine İngiliz bir kişi: H. G. Wells
Şöyle ki Wells İngiliz istihbarat ajanı. Yıllar boyu CIA ile işbirliği de yapmıştır. M16'nın önde gelen bir ismi...

Tabii bunlar işin akademik ve siyasi boyutu. Deneklerin yaşamından kesitler ve şüpheli ölümlerinin eserle birlikte bizlere sunulması ise ayrı bir trajedi. Bunun yanında bu kitabın yazarı Keith de girdiği ufak bir dirsek ameliyatı ile hayatını kaybetmiştir. Daha fazla insanlara bilgi vermemesi için acaba yine CIA mı vardı işin içinde, kim bilir? Kennedy suikastını gerçekleştiren kişinin, zihin kontrolünün CIA tarafından yönetildiği gerçeği, tüm bu olan olaylara ışık tutmuyor mu?

Ve ayrıca https://www.youtube.com/watch?v=uy98kdI4Ia0 videoda ki gibi Abd'nin dünyadan sakladığı 51. bölge ve Ufo sırları. Alman bilim adamları ve CIA çalışanlarının üzerinde durduğu bu uzaylı maceralarının tamamen bir kurmaca olduğunu belirtiyor yazar. Tüm bunlar korku atmosferinde insanları sindirmek içinmiş. Fakat şu videoda ki sözler de kafamı karıştırmış durumda. https://www.youtube.com/watch?v=aSIfY7_OwI4 Ufo'nun gerçek olduğunu ve yakın zamanda bu tür canlılarla karşılaşabileciğimizi anlatıyor.

Son olarak yapılan Vietnam Savaşı'nın bile çok farklı nedeni var, yazarın emekli bir gazi askerle yaptığı röportajda. Diyor ki Vietnam Gazisi ''Ölen ABD askerlerinin ülkeye getirilirken, vücutlarına doldurulmuş uyuşturucuyu gizlice gördük. Anladık ki yapılan savaş uyuşturucu içinmiş.''

Televizyon ve net dünyasından yayınlanan çizgi filmlerin çocuklarda yaptığı olumsuz etki, film izlerken 25. karede savaş ve erotik grafiklerle beyinlere mesaj gönderildiği, cinsellik, içki ve uyuşturucunun gençler arasında hızla yayılması gibi olaylar zihnimizin bir kontrolör tarafından kontrol edildiğini unutmamak lazım... Ben demiyorum, gizli araştırmaları ve şüpheli ölümüyle yazar Jim anlatıyor.