Sedanur

Neye yaklaşsam sonu uzaklık ve kırgınlık; Anla ki yok, Allah'tan başkasıyla yakınlık...
Reklam
Müslüman, islâmı öyle sağ ve diri, canlı yaşa ki, seni öldürmeye gelen sende dirilsin.
Sayfa 61·Kitabı okudu
Düşünce de diriliş olmaksızın inançta diriliş gelişemez. İnanışta diriliş olmaksızın da duyuşta, duyarlıkta, yani sanat ve edebiyatta diriliş başlayamaz. Düşünmek... Bu, insanoğlunun en değerli özelliklerinden biri olan kabiliyetini geliştirmek... İşte, bu tarihi dönemde, İslam aydınına düşen büyük ödev. İslâm, düşünceyi insana sürekli olarak bir ödev bilmiştir. Kur'an, yüzlerce ayette, bu ödev üzerinde durur. Düşünmeye çağırır.
Bir cisim yaklaşıyor. Bir meteor taşı, dünyamıza çarptığında her şeyi alt üst edecek bir şey. Büyük sözler edebildiğimiz kadar, iyi anne ve babalar da olmak zorundayız. Çocuklarımızı ekran önünde unutursak, onlar bir daha evin yolunu bulamayabilir. Kendi evine hayrı olmayan insanların dünyayı değiştirme ihtimali yoktur. Önce biz ekranlarımızı kapatalım, sonra çocuklarımızın elinden şefkatle tutup onları ekran başından kaldıralım. Konuşalım, gülüşelim, gözlerinin içine bakalım. Sevgi beş duyuya ihtiyaç duyar. Dijital dünya görsel alanı yeğliyor. Biz bununla yetinmeyelim. Koklayalım, dokunalım, işitelim, görelim. Yeri geldiğinde tadalım. Bir kucaklaşmayı e-posta ile gönderemeyiz. Gözyaşını facebook mesajıyla silemeyiz. Sevdiğimizin omzuna twitter ile yaslanamayız. Bize gerçek lazım. Elimizi uzattığımızda dokunan bir el, yüzümüzü döndüğümüzde sevgiyle süzen gözler lazım. Omzumuza sahte zafer madalyaları takmasa bile, gerçek daha güzel. Yürüyen ölüleri diriltecek şey, dikkat ve sevgidir. Dikkat, bir kez verdiğimizde geri alamayacağımıza göre, onlara sunacağımız en büyük hediyedir.
Bütün hafta boyunca cuma akşamını, yıl boyunca yaz tatilini, ömür boyunca omzumuza konacak bir mutluluk kelebeğini beklemek, bir tür gönüllü kölelik değilse nedir? İşimiz hayatın her anını ele geçirirse, o hayat yaşamaya değer olur mu?
Reklam