ugur kadir

ugur kadir
Derdimiz bitsin kalkarız.
Şeyhim kainata alışamadım.
Şeyhim beni 70'lere ışınla 3 milyar saniyem bitmeden önce Sonsuzluğu bükeyim, kalan ömrümce Tasavvuf strese iyi geliyor bence Şeyhim adım kara listede, eyvah Görünmüyor hicret yolunda vaha Açamam, açamazsın, açılmaz şeyhim Sıfırın içine bir delik daha Şeyhim 14 milyar yıl ne çabuk geçti Yaş kırk oldu kırklara karışamadım Ben defterden sildim ölümsüzlüğü Şeyhim kainata alışamadım Şeyhim kainata alışamadım.
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yaşın getirdiği vicdan azabı çokluğu da getiriyor yanında Ne kadar çok kelimelerin var oysa ki azlığın olduğu şu garip dünyada Her gün yeniden yakılan sigaralar Geçip gidilen taş kaldırımlar, yükü bedenimden ağır hayatlar Erkekliğin günahından uzak kadınların yaşadığı Dar, ince sokaklar arasında yükselen çığlıklar Hangi yöne baksam, gölgem peşimde Evden ayrılalı yıl olmuş Şimdi gözlerim arıyor yarı karanlık sularda bıraktığım düşlerimi Bi' güne daha aydı gözlerim Geceden kalma korkularımı bi' içki masasında Bi' ela gözler, kadife dudaklar içinde bıraktım Sarıyı siyaha kattım, saçlarında bıraktım Ihlamur çiçekleri açtı dallarımda Kapıyı kaç kez çaldı ayaklarım, Etiler'den Hisar'a doğru Belki uzun yollarda yürürken denk düşmedi hayatlarımız Sen hep başka şiir dizesine konu olurken Ben fazla şiirden ölüyordum Ucu yanık, birkaç mürekkep dökülmüş sarı saman kâğıtlarda Bir insan ne zaman ölür demiş Romalılar Seni anladığım gün, olmadı ki öldüreyim hem seni hem kendimi İsmini değiştirme dedim, hep Oysa her gün değişiyordu ismin Bazen bi' rakı sofrasında, bazen bi' kadehte, tütünün en ince dal sarımlığında Dünyayı dolaşır gibi dolaşıyordun kalbimde Sen rakıyı seviyordun, ben seni Yuvarlanıyor kelimeler, yüksek kaldırımlardan, dağların dik yamaçlarından Beyaz elbisenin en çok yakıştığı omuzlarından dizelere Şiirlerim ayçiçeği tarlasında yüz sürüyor ellerine Sen "tekrâr" dersin, ben "yeniden buluş"
Şiir
"Kimsin sen? Şüphesiz; sen, sen değilsin. Sen o’sun. Ama sen, sen olarak değil. O, bir giriş şekli ile sana dahil değildir. Ama, bir çıkış şekli ile de, senden hariç değildir. Keza; sen de onun haricinde değilsin. Bu anlattığım mana ile, senin mevcud olduğunu kasdetmiyorum. Keza sıfatını da. Şunu anlatmak istiyorum: Sen hiç bir zaman var olmadın. Olman da mümkün değil. Her şeyi bir yana at. Hiç bir şeyle olma. Hatta sen, sen olma. Hele nefsinle hiç olma. Onunla, yani, hakla da olma. Hatta, onda da olma. Onunla birlikte de olma. Fakat, şunu da unutma ki, Sen, ne bir fanisin; ne de bir mevcud. Sen o’sun; o da sen." Muhyiddin İbn Arabi
Şiir
Ne diyordu Halikarnas Balıkçısı; "Bu yaşamak değil, uzun ölüm..."