"Kelimeler kendime döndürdü beni. Sizin türünüzden yaratıkların en çok itibar ettiği varlığın, zenginlikle bir araya gelmiş yüksek ve lekesiz bir soy olduğunu öğrendim. İnsan bunların sadece biriyle saygı görebiliyordu ama ikisine de sahip değilse, istisnai durumlar haricinde, olanca gücünü seçilmiş azınlığın çıkarı için harcamaya mahkûm bir serseri, bir köle gözüyle bakılıyordu ona! Ben neydim peki?"
"Sevgili dağlar! Benim güzel gölüm! Nasıl karşılıyorsunuz şu gezgini? Doruklarınız açık; gök ve göl mavi, sakin. Huzurun habercisi mi bunlar, yoksa mutsuzluğumla alay mı ediyorsunuz?"