ugur

ugur
@uguarabaci
8/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2019 8. kitabı
karakterin, denizcinin, kaybolmuş olanın; kendini bulduğu topraklarda, hak'ta,dağda yabancılığını anlatıyor. oranın gerçekleri onun dünyasında yeri olmayan şeylerken, onun gerçekleri de orada hiç var olmamış. nitekim, tüm bunlara rağmen hayata tutunan kayıp, en sonunda hiçbir zaman da var olmayacağını kanıksıyor. geçici öğretmeni olduğu okulun çocuklarına yaptığı veda konuşmasından bunu anlayabiliriz: "yavrularım ben gidiyorum, zamanım doldu, bir daha karşılaşır mıyız bilemem, burada kaldığım süre içimde sizlere birçok şey öğretmeye çalıştım, birçok şey öğrendiniz. dünyanın döndüğünü,uçakların nasıl uçtuğunu... ..... sizden bir şey istiyorum, bütün öğrettiklerimi unutun. dünya dönüyor, evet. ama belki de burda, bu dağ başında dönmemesini bilmek daha doğrudur. size hayat bilgisi dersi verdim çocuklar. ama hayatın gerçek bilgisini, siz, kendiniz, burda iki sınır arasında, bu dağ başınızdaki köyünüzden uzak kentlere gidince öğreneceksiniz. unutmayın ki kitaplarda yazılanlar, okullarda öğretilenler her zaman doğru değildir. benim için doğru olan, sizin için gerekli değildir.."
Hakkari'de Bir MevsimFerit Edgü · Sel Yayıncılık · 201714bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2019 13. kitabı
ölüm üzerine korkusuzca ve doğru bildiklerinden sapmadan giden sokrates, geride platon, phaidon, antisthenes gibi öğrencileri sayesinde bilgeliğinin sonsuzluğa ulaşacağının çoktan farkındaydı. alıntı: "ölüler hiç var olmaz ve hiçbir şey hissetmezler ya da söylendiği gibi ölüm bir değişimdir. ruhun burada başka bir yere göç etmesidir. hiç bir duygunun faaliyette bulunmaması uyuyanın hiçbir rüya görmediği derin bir uyku olması durumunda, ölüm muhteşem bir kazanç sayılabilirdi. bir insanın hiçbir rüya görmeden uyuduğu bir geceyi hayatının diğer gece ve günleriyle karşılaştırdığını varsayalım. bütün hayatı boyunca yaşadığı kaç günü veya kaç gecenin bu rüyasız geceden daha güzel ve hoş geçtiğine karar vermesi gerektiğinde, sadece sıradan bir insan değil, kralların en büyüğü bile olsa bu gecelerin çok az olduğunu görecektir. eğer ölüm böyle bir şeyse, ben onu bir kazanç olarak nitelerim." ölümden korkmamasının başlıca sebebi de belki de bu ölümsüzlüğünün farkında olmasıydı. ne sonsuz rahat bir uyku çekecek olması, ne de sözde bilgelerden sıyrılıp dostlarına kavuşma şansı.
Felsefe
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,8bin okunma
8/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2019 7. kitabı
çocukluk yıllarından beri kafasında beliren nesneleri somut nesneler kadar gerçek gören, tahayyül yeteneği sınırları zorlayan deha. zaten çalışmaları eşsiz bir deha olduğunun kanıtı fakat hayatında mucizevi pek çok olay yeteneği olduğunu belirtiyor. yolda yürürken uzakta gördüğü bir ceset görüntüsünü parmaklarıyla uzaklaştırmak ve görüntüyü oradan silmek gibi bir yeteneğinden bahsediyor. adam 150 yıl önceden augmented reality'yi de bulmuş.
İcatlarım ve HayatımNikola Tesla · Alfa Yayıncılık · 20173,039 okunma
9/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
felsefe'ye giriş hakkında güzel bir başlangıç kitabıdır. kronolojik sırayla antik yunan filozoflarından bugünlere gelmekte. bir sonraki adım olarak Bertrand Russell'ın "Batı Felsefesini tarihi" kitabını öneririm.
Felsefe
Felsefenin Kısa TarihiNigel Warburton · Alfa Yayıncılık · 20208,3bin okunma
platon'un mağara alegorisi ve sibly vane'in aşkı.
10/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
sibly vane, aşık olduktan sonra tiyatroda bulduğu tüm hayatları kaybetmişti. aşk ona gerçek hayatta yaşadığını hissettirmiş, büyüleyici juliet performansına bürünmeyi dahi reddeder hale getirmişti. belki juliet'e hayrandı belki de onun gibi olmak istiyordu. ama artık "ruhu zindanından kurtulmuştu." --alıntı-- "gölgelerden bıktım artık." --alıntı-- diyen sibly vane, dorian grey'in portesi kitabında tiyatrocu genç bir kız. aşkı hissetmeden bugüne dek büründüğü tüm rollerden juliet'ten gölge olarak bahsediyor. bahsettiriyor oscar wilde. platon'un idealar kuramı'nın aşka dair bir yorumu gibi. platon, bir mağara içinde sırtlarını dönmüş ve zincirlenmiş insanları betimler. arkalarında olan güneş, gölgelerini duvara yansıtır. bu gölgeler dünyamızdan başka bir şey değildir. dünyada mutlu olmak elbette mümkün. gölgelerle hacivat karagöz oynamak, oynatılanı izlemek tatmin edici. benzetmesinde felsefi bakış açısına ermiş bireyler, zincirlerini kırar ve güneşle tanışır. oscar wilde da aşkı tanıdığında sibly vane'e zincirlerini kırdırmış ve mağaradan çıkartmıştır. alegorinin alegorisini yapmıştır. hayat alegorisini aşkla birleştirmiş, aristophanes'in ruh ikizleri mitini tamamlatmıştır.
Dorian Grey'in PortresiOscar Wilde · Boyut Yayınları · 099,4bin okunma