Yorumum serinin ilk kitabını okumayanlar için spoiler içerir!
İlk kitapta Taner ve Ukde'nın sarhoşken yaptıkları bir kaza sonucu 25 yıl öncesine gitmelerini ve burada yaşadıkları şeyleri okumuştuk. Kitabın sonu ise Ukde'nin bir kurşun yarası alması ile bitmişti. Ukde aldığı bu yara sonucu hastanede tedavi gördükten sonra hastaneden çıkar. Geçmişteki babasının genç hali ve arkadaşları Ukde ve Taner'in gelecekten geldiğini artık biliyorlardır. Bu sırada ise Ukde ve Eflah aşkı gittikçe büyüyor ama Ukde'nın geldiği yerde Eflah amcası gibi olduğundan Ukde kendini geri çekmeye çalışıyordur. Bir yandan ise aynı evrende 2 tane Taner olduğundan iki Taner'in başına kötü şeyler gelmeye başlamıştır. Bu karmaşada Ukde anne ve babasının geçmişini değiştirmek istiyordur.
Kitabı ve seriyi o kadar beğendim ki çok da üzülerek okudum çoğu kısmını. Belki de o nedenle bende yeri ayrı olacak serinin. K-drama izleyenler bilir konu bakımından geçmişe gitme teması olduğu için Twinkling Watermelon dizisine benzettim ben. O dizi izleyip sevenler varsa bu seriye de benim gibi bayılacaklardır.
- Güneş doğuyor Eflah.
- Güneş bizim için doğmuyor Ukde
- Olsun , birileri için doğuyor .
- Benim için değil. Artık benim için her yer cehennem çünki benim güneşim gözlerimin önünde batıyor.
Öyle Bir Uğradım 2
Bazen bir kitabı bitirdiğinde öylece kalırsın… Ne tam üzgünsündür ne de rahatlamış. İçinde bir şey eksilmiş gibi olur. İşte ben “Öyle Bir Uğradım 2”yi bitirdiğimde tam olarak bunu hissettim.
İlk kitaptan hatırlarsın, Ukde geçmişi değiştirmek için 1998’e gitmişti. Bu kitapta ise işin duygusal yükü çok daha ağırlaşıyor. Çünkü artık sadece bir zaman yolculuğu okumuyoruz; bir insanın kendini silmeye razı oluşunu, aşk ile kader arasında sıkışıp kalışını izliyoruz.
Ukde… Gerçekten çok zor bir karakter. İlk kitapta daha net, daha keskin kararlar alırken burada tamamen duygularıyla aklı arasında kalıyor. Eflah’a olan hisleri onu hem güçlü yapıyor hem de en zayıf noktasına dönüştürüyor. Kendi doğumunu engellemeye çalışması zaten başlı başına trajik ama beni asıl yıkan şey, sonunda sadece varlığının değil hatırasının da silinmesi oldu. Unutulmaktan korkan birinin gerçekten unutulması… işte orası kalp kıran noktaydı.
Eflah… Ah Eflah. Kitabın en saf, en sevilesi karakteri. Ukde’ye olan sevgisi o kadar temiz ki, insan ister istemez ona daha çok bağlanıyor. Belki de hikâye boyunca değişmeyen tek kişi o. Ama onun da Ukde’yi unutması… Bu detay kitabın en ağır darbelerinden biriydi benim için.
Piraye ve Kenan tarafı ise açıkçası okuması en zor kısımlardı. Bir anne ve baba figürünün bu kadar rahatsız edici şekilde yazılması insanı ister istemez geriyor. Özellikle geçmişleri ve yaptıkları, Ukde’nin neden bu kadar kırık bir karakter olduğunu çok net açıklıyor. Ama yine de bu karanlık tarafın bu kadar ön planda olması yer yer yorucu geldi bana.
Taner için ayrı bir parantez açmak lazım. Onun hikâyesi bence eksik bırakılmış gibi. Kendi dünyasına dönmesi önemliydi ama sonrasında ne hissetti, nasıl devam etti… bunları okumayı isterdim. Olcay’ın ölümü ise bende “bu
Öncelikle kitabı çok sevdim 1. Kitapta işte amcasıyla olmaz etik değil derdim 2de ise bu zaman diliminde amcası değil diyerek alıştım yani 1998de amcası değil benim icin neyse sonu üzdü hani bazı kötü sonlar var gök yüzünde buluşuyor peki bu yavrular ne yapsın ?? Umarım Eflah (Necip ve ukdenin sevdigi herkes ile)öldükten sonra buluşurlar bununla ilgili özel bölüm istiyorum! Neyse ama ukdenin babası Kenan çıkıyor gerçekten ters köşe oldum ayrıca Kenan o kadar kötü ki (geber ve cehenneme git Kenan) nefrett hersey bunun yüzünden yani neyse pirayede az değildi ama ukde geldikten sonra noldu bu kadına şeytan eline su dökemez hale geldi yani. Asıl necip ya abi üzüldüm adama yani yapmadığı bir şey yüzünden 24 yılı zehir gibi . Ukdeyi kendi kızı gibi sevmiş herşeyi bilmesine rağmen Finali okurken içimde hep bi eksiklik oldu Ukde kaldı içimde necipin çocuklarını okurken üzüldüm yani . Tanerin solucan deliği kısmını okumak isterdim sonra haberlerde felan geldi şaşırdım. PUAN 8.5 UKDE OLMADIGI ICIN 10 DEGIL...
Kesinlikle cok güzel ve cok akıcı bir kitapti zaten maral atmacanin tum kitaplari cok guzel bu kitabıda fevkalade olmus basrol kadin karakterimiz ukde budak gercekten baya mucadeleci ve kararli bi kadin üstelik baya sevilesi ve tatli biri eflah yargi da centilmen biri zaten ikiside birbibin hayatlarının aşkı ama maalesef onların aşk hikayeside yarim kaliyor ustelik 2. Kitabın sonunda baya sasirdigim bi ters köşede var gercekten baya şoka uğramıştım o derece kisacasi şöyle diyeyim bu kitap içimizde bi ukde olarak kaldi
__İki kitaptan oluşan Öyle Bir Uğradım Serisi’nin sonuna geldik Seriyi okumak benim için farklı bir deneyim oldu. Zaman yolculuğu temasını severim ama buradaki gibi bir aşkı ilk kez okudum. Belki yadırgayanlar olabilir ama ben yadırgamadım. Farklı zamanlarda yaşanan şeyler diğer zamanlara taşınmadığı için bende bir sorun teşkil etmedi. Yazarda bu hassasiyeti gösterip o şekilde final yaptı. Sonunun farklı olmasını dilerdim ama belki de en doğrusu böylesiydi Onun dışında keyifle okunuyor. Ukde’nin küçük Taner’in dadısı olduğu bölümler eğlenceliydi Sonunda Ukde’nin doğumu ile ilgili gerçeklerin ortaya çıktığı bölümler de şaşırtıcıydı. İlk kitabı daha çok sevmekle birlikte tadında bir seri okuduk
.
Konusundan biraz bahsedeyim. Ukde ve Taner bir kaza sonrası 25 yıl önceye gitmişti ve orada Ukde, gerçek hayatındaki kötü olayların yaşanmaması için geçmişi değiştirmeye çalışırken genç Eflah’a da aşık olmuştu. Eflah ise sonunda Ukde’nin gelecekten geldiğini öğrendiğinde şok olmuştu ve ayrılmışlardı fakat Eflah, ne olursa olsun Ukde’den ayrılamayacağına karar vererek onu kazanmak ister fakat sonlarının ayrılık olduğu kesinken Ukde ona umut vermek istemez. Eflah’da onu kaçırarak birlikte geçirecekleri 7 gün ister. 7 günün sonunda Ukde hala ikna olmamıştır fakat iki Taner’in aynı zamandaki varlığı bir takım kazalara sebep olunca onları korumak için Eflah’ın evine dadılığa geri döner. Artık günleri sayılıdır ve doğacağı güne de az kalmıştır. Sonrasında yaşanan üzücü bir kayıp Ukde’yi değiştirirken son günlerini Eflah’ı kendinden uzaklaştırmak yerine aşklarını yaşayarak geçirmek ister ve öylede yaparlar. Fakat birileri bir sebeple onun ölmesini ister ve bunun için de bir müdahalede bulunur. Sonrasında her şey umulmadık bir yola girerken Ukde’nin planları bozulur. Peki Ukde buna