Bir tane beyaz gül yetmiyorsa, hiçbir şey yetmeyecek demektir! Yağmurda birlikte ıslanmak yetmeyecek, birlikte çay içmek yetmeyecek, anlamak yetmeyecek, anlaşılmak yetmeyecek; verdiklerin yahut aldıkların yetmeyecek. Yetmeyecek, ne kadar iyi bir insan olduğun. Mesela ne denli zeki, çevik ve ahlaklı olduğun da yetmeyecek. Onun için ölsen üzülecek, onun için yaşasan sevinecek; ama yetmeyecek. Aynı filmlerin aynı sahnelerini seviyor, aynı kitaplarda aynı bölümlerin altını çiziyor, aynı şarkılarla neşelenip aynı şarkılarla hüzünleniyor olmak; zevklerin ve renklerin eşleşmesi de yetmeyecek. Faraza dünyada yalnız ikiniz kaldınız ve onun partner olarak niçin sizi tercih ettiği konusunda hesap vereceği kimse yok artık; olsun, yetmeyecek. Uğruna dağları delsen anlamsız, çöllere düşsen faydasız, yanıp kül olsan önemsiz olacak. Yani yine yetmeyecek. Dedim ya, bir tane beyaz gül yetmiyorsa, hiçbir şey yetmeyecek!
Ama ne zaman ki sen, ben, sevdiklerinden hakları olan "sevilmeyi" alamayan bizler; herkesin sevdiği veya sevebileceği biri oluruz, işte o zaman etrafımızı çevreleyen o sevenler veya sevebilecekler kalabalığını yarıp, herkesten önce bize sarılacak veya sarılmayı isteyecek kişiler, yine bu bugün bizi sevmeyenler olacaktır.
Demek ki neymiş? Bir: Bir tek kişi tarafından sevilmek diye bir şey yok-kalmadı ve herkesin sevebileceği biri değilseniz, hiç kimse sevmek istemiyor sizi buralarda. İki: Kendinize hangi branşı seçeceğiniz ve "o noktaya" hangi yöntemle, nasıl yükseleceğiniz size kalmış. Lakin değişmez olan şu ki, "buram buram sevgili kokmak" gerekiyor insanların dünyasında.
Bunları sadece bugünün sevilmeyenleri için değil, sevilenleri için de, herkes için söylüyorum. Çünkü malum ya, sevenler gidebilir ya da sevgileri bitebilir. Dolayısıyla, her sevilen, bir sevilmeyen