Geçmişi gerçek anlamda geride bırakmak, bir yerden başka bir yere gitmek ve o zamana kadar yaşanmış bitmiş her şeyin hep aynı kalacağını bilmek; bu yepyeni deneyimi bir armağan, doğal bir hak olarak, hiç düşünmeden kabul ettim.
günümüz terminolojisiyle travma- oğlu olarak bana da, kısmen de olsa, aktarıldı. İnsanların birbiriyle bağ kurması böyle bir şeydir, tarih de böyledir. Özünde "devamlılık" denen eylem, tam da bu ritüeldir. İçeriği ne kadar rahatsız edici olup ona sırt dönmek isteseniz de bir parçanız olarak sizde devam edecektir. Eğer öyle olmazsa, tarihin ne anlamı kalırdı?
İnsanların, muhtemelen herkesin, unutamadığı bir durumu başkalarına sözcüklerle pek de iyi ifade edemediği, yüreklerine ağır gelen deneyimleri vardır, pek çoğu bunları tam dile getiremeden yaşar ve ölürler.