Birkaç gözüpek vatansever, ülkeyi baştan sona kalkındırabilir.
Puan vermedi·94 syf.··
2026 3. kitabı
Bataklıklar içinde, her açıdan geri kalmış ve sefil bir ülke nasıl kalkınır? Vatansever ve bilinçli birkaç kişinin başlattığı kıvılcımların ateşe dönüşmesiyle… Kitapta Snelman isimli bir vatanseverin, Suomi denilen bir ülkede başlattığı kalkınma hamlesi anlatılıyor. Fakir halkı görmezden gelerek kendi rahatını düşünen bürokratlar, vatandaşın sorununu çözmek yerine işleri daha da zorlaştıran ve sadece maaşını düşünen memurlar, mevki makam sahibi olduktan sonra vaatlerini unutan yöneticiler, sarhoş ve zevkine düşkün askerler, bir gelecek umudu veya herhangi bir amacı olmayan aklı havada gençler… İşte böyle bir toplum, birkaç vatanseverin başlattığı örgütlenmeyle, küçücük adımlarla yavaş yavaş kendine gelebilir, kalkınabilir, bulunduğu coğrafyanın en güçlülerinden, en saygınlarından olabilir. Aslında Finlandiya'yı ifade eden Suomi’nin bu başarısı, tüm fakir ülkelere ders olmalıdır. Kitabı okurken, ülkemizi ve özellikle Kurtuluş Savaşı sonrası yaşanan dönüşümü düşünmemek elde değil. Snelman ve arkadaşlarının başlattığı bu kalkınma hamlesi, aslında Türk İnkılabının bir özetidir. Ancak maalesef bizim inkılabımız, Suomi’deki gibi büyük ve güzel bir finale henüz ulaşamamıştır; ülkece çırpınışlarımızın devam ettiği bir gerçektir. Silkelenip kendimize gelmeli, zaferlerle dolu tarihimizden güç almalı, yorgun ve tembel halkımızı tıpkı Snelman’ın yaptığı gibi kıvılcımlarla, ateşlerle tutuşturmalı, yurdumuzu Suomi’dekinden bile daha güzel bir ülke haline getirmeliyiz, getirebiliriz.
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Akvaryum Yayınları · 2013124,7bin okunma
9/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2026 112. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 00:00
Herkese Merhaba Bugün sizlere Hasan Balaban kaleminden Altair - Pinhân kitabının yorumu ile geldim Haziran ayının ilk kitabı 2026 yılı basımlı 300 sayfalık bir kitap •Normalde suç dünyasını, gizemleri kovalamayı çok severim ama bu kitap çıtayı öyle bir yere taşımış ki sadece bir hackerın peşinde koştuğumu sanırken kendimi bir anda Türk mitolojisinin, tasavvufun ve gökyüzü şifrelerinin tam ortasında buldum. •Hikaye, Herakles mahlasını kullanan gizemli bir örgütün ya da siber teröristin saat tam 09.09’da attığı o ürpertici tweetlerle başlıyor. Ama bu bildiğimiz klavye delikanlılığı değil; adamlar attıkları her tehdit dalgasını gökyüzündeki takımyıldızlarıyla şifrelemişler. Serpens Caput, Delphinus, Capricornus, Ophiuchus ve Scutum derken siber dünyadan gelen darbelerle ülkece ekran başında buz kesiyoruz. •Kurgu sadece bilgisayar kodlarından ibaret değil. Bir bakıyorsunuz Profesör Bilgin’in bıraktığı mektuplarla Gök Tanrı ve Erlik Han gibi Türk mitolojisine dalmışsınız, bir bakıyorsunuz Enneagram formülü ve Sufizm bağlantılarıyla tasavvufun o en gizemli dehlizlerinde kaybolmuşsunuz. Fırat Nehri'ndeki o acayip mavi-yeşil ışık ile İstanbul Topkapı Sarayı’nın asırlık duvarları arasında öyle bir köprü kurulmuş ki, bir anda kendinizi kadim bir tarikatın, Altair’in izinde buluyorsunuz. •Mevlüt, Mert, Deniz, Furkan, Hican, Oğuz ve Volkan. Kimse göründüğü gibi temiz değil, herkes arkasında bir şeyler gizliyor ve bu sırlar yüzünden operasyonlar defalarca çuvallıyor. •Pasif savunmanın bitip, ekibin Ankara Merkez, Fırat Ekibi ve İstanbul Ekibi olarak üç kola ayrıldığı an kurgu adeta üç farklı koldan akan bir nehre dönüşüyor. Ve o final... Tam şifreler çözülüyor, taşlar yerine oturuyor dediğiniz anda maskelerin düşmesi ve Altair’in "Ben geldim" diyerek sahneye çıkışı... •Yazarın kalemi o kadar
Altair - PinhânHasan Balaban · Güneşyolu Yayınları · 20253 okunma
Reklam
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Aslen Avukat olan yazarımız Zekeriya Çetin kaleminden, toplamda 147 sayfalık duygu yüklü bir içerik bizimle. İki yıl önce yazarımızın kalemiyle "Uzun Zaman Önce" eserini okurken tanışmıştım ve severek okumuştum ama bu eseri daha bir başka demeden geçemeyeceğim. #kitababaşlarken O gecede, sıradanlığın kılığında koca bir keder gizliydi. Hiçbirimiz anlamadık. Köpekler ulumadı, gökyüzü kırmızıya bürünmedi, içimize kötü hisler çöreklenmedi. Her şey normal akışında sandık. Değilmiş meğer......... Sayfaları çevirdikçe hüzünlenmemek elde değil. Şuan bunları yazarken dahi tüylerim ürperdi. Ülkece zihnimizden asla silinmeyecek olan, dilimizin söylemeye varmadığı "Asrın Felaketi" 6 Şubat depreminde yaşananlar gözümüzün önünde canlanıyor. Yazarımız her ne kadar romanda anlatılan kişilerin ve olayların kurgusal olduğunu belirtse de gerçek hayatın izlerini taşıdığı için, hatta belki şahit olmadığımız bazı hayatların ta kendisi olduğunu düşünürsek kurgu kısmı devreden çıkıyor. Depremin sabahında teyze oğluna ulaşamayan karakterimiz bir umut apar topar Hatay'a gider. Enkaz başında kuzenine ulaşmayı beklerken Ali ile tanışır. Ali çocukken Irak_İran savaşında ailesini, sevdiklerini kaybetmiş ve Türkiye'ye sığınmış. Yıllar sonra sevdiği kadınla evlenip yuva kurmuş. Ama şimdi sevdiği kadın ve evladı enkaz altındadır. Ali yine bir umut bekleyiş içindedir. 6 Şubat depremini hatırlayarak tüylerim ürperirken bir de Ali'nin anlattıklarını okurken kelimeler boğazıma dizildi desem yeridir. Kitap ilk sayfadan itibaren duygu yüklü ve ders çıkarılacak nitelikte. Yaşama şükretmek, doğal afetin önüne geçememek, savaşların acımasız yüzü ve geride bıraktıkları, vatansızlık duygusu, umutlu bekleyişin belirsizliği, her anın son an olabilecek hissine kapılmak ve daha bir çok duygu iç içe yer
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026107 okunma
9/10
·152 syf.··
2026 57. kitabı
Dün akşam bir kitabın kapağını araladım ve 3 yıl öncesine o uğursuz geceye geri döndüm yeniden.. Biz sabaha karşı haber almıştık ve eşim gönüllü arama kurtarma olarak Hatay’da 10 gün kalmıştı. Hem çalışıyordum hemde sabahlara kadar tv başında umutsuzca yeni haberleri dinliyordum.. Kitap başladığım gibi yine aynı gece bittiğinde ise elim kalbimin üstündeydi.. Bomboş duvarlara bakıp düşündüm ülkece ne kadar ders almıştık ki? 6 şubat acı bir tarihten çok daha fazlası.. İnsanlarımızı yitirdiğimiz o gece ve sonrasında yaşadıklarımızı unutmamız mümkün değil... Ve gelelim kitaba dair aklımda kalanlara.... İsimsiz bir anlatıcı ileyiz. Depremin hemen ardından kuzeni Ferit’i Almanya'daki Teyzesi ve Eniştesine sağ salim kavuşturmak için İskenderun’a güçlükle de olsa varmıştır. Fakat gördüğü enkaz yığını bir apartmandan geriye sadece umutsuzca bir bekleyiş kalmıştır! Anlatıcımıza bir süre sonra Ali isminde aslen Iraklı ve aynı apartmanda yaşayıp depremden kurtulan birisi ile tanışır.. Ali, Saddam rejiminin tüm kötülüklerini ailesini kaybederek yaşayan sonrasında da verdiği mücadeleler ile hepimize ibretlik bir yaşam öyküsünü anlatırken bizler mülteci olmanın zorluklarını ve Coğrafya kader mi? Yoksa en başta belli midir insanın yazgısı? soruları ile başbaşa kalırız.. Boşuna dememişler İnsanın acısını yine insan alır diye.. Kimsesizlerin coğrafyasında birbirine kol kanat germiş ve aynı acıyı yürekten paylaşmış birbirinin her şeyi olmuşlara... İyi ki okudum
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026107 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2026 141. kitabı
İlk kitabını okuduğum zamandan beri çok severim. Afili Filintalar ekibinin en güçlü yazardır benim için. Bu kitabı da sabırsızlıkla bekledim. Bazı yazarların yeni kitaplarını sabırsızlıkla beklerim ben. Ve yazar beni hayal kırıklığına uğratmadı. Tarihi bir olay üzerinden ülke siyasetini ve yasak bir aşkı da anlatan bir film çekmeye çalışan, hepsi karakter ve dünya görüşü açısından birbirinden farklı insanların hikayesini anlatmış yazar. Ve anladık ki ülkece dipteyiz, sondayız, depresyondayız.
DipteMurat Uyurkulak · İnkılâp Kitabevi · 202635 okunma
Kimliği Çalınan Kadın Neva
9/10
·292 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
Kimliği Çalınan Kadın Neva ~ Dilara Yılmaz ~ #okudumbitti #kitapyorumu . Herkese merhaba, Adalet için savaşan, didinen, asla pes etmeyen ve hayata dört elle sarılan güçlü kadın karakter okumayı sevenler için güzel bir tavsiye ile geldim. Okurken gözlerim dolsa da, çoğu zaman kendimi çaresiz hissetsem de Neva tüm kadınların sesi olduğu için milyon kez tavsiye edeceğim. Para karşılığı babası tarafından satılan, çaresiz bir kadın, Neva... Kimliği çalındı, hayatı karartıldı, çektiği zulümler anlatılamayacak kadar kötü... Bir gün bir ışık belirdi hayatında ve o ışığa tutunarak çıktı o karanlıktan... Arkadaşı Ceren desteğini esirgemedi ve yeni bir kimlikle hatta yeni bir yüzle yeniden doğdu. Geçmişinde bırakmak zorunda kaldığı sevdiği, aşık olduğu adamın evine hizmetçi olarak girdi. Ancak aralarındaki aşk öyle kuvvetliydi ki yüzü de kimliği de değişse Onur bakışlarından, sesinden tanıdı Neva'yı. Kaçtığı gerçek bir kez daha karşısına çıkınca yine karanlığa hapsoldu aslında ama bu sefer de ülkece, adalet için bir araya geldi insanlar, kolluk kuvvetleri... Susmadılar, susturulamadılar. Tüm dünyaya seslerini duyurdular. Ve adalet Neva için sağlandı, inşallah çare bekleyen diğer kadınlar için de sağlanmaya devam edecek... . . . #kimliğiçalınankadınneva #pofudukilekitapokuyoruz #ulyssesyayınları
Kimliği Çalınan Kadın NevaDilara Yılmaz · Ulysses Yayınları · 20269 okunma
Reklam
Reklam