Yerel anlatım üzerine bina edilmiş, yazarının bir buçuk yılını balıkçılık ve denizle ilgili keşifler yaptığı, güncel bir roman okumak ister misiniz?
Cevabınız evetse sizi şöyle alalım.
Ahmet Büke, öykücülüğüyle tanınan ama kendisini hikaye anlatıcısı olarak tanımlayan Gördesli bir yazarımız. Bu sebepten olmalı ki kitabı okurken Ege'nin ilçelerinden gelen bir esintiyi hissetmeniz kaçınılmaz. Yazar çocukluğunun geçtiği coğrafyadan izler taşımış romanına. Bunun yanı sıra edebiyat yolculuğuna başlamasında hikayelerin anlatıldığı bir çevrede büyümüş olması ve iyi bir okurun evladı olması etkili olmuş. Hakkındaki bu bilgileri öğrendiğimde Deli İbram Divanı ile ilgili aklımdaki düşünceler yerli yerine oturdu. Deli İbram Divanı, halk hikayesi tadında yer yer siyasi olaylara küçük vurguların yapıldığı tadı damağınızda kalacak bir roman. Bu kitaptan sonra kendi okuma serüvenimde yerel anlatımı sevdiğimi fark ettim. Kitapta sevdiğim diğer bir özellik de bağlantılarının ustalıkla kurulmuş olması. Bu sayede akıştan hiç kopmuyorsunuz. Kitabın akışındaki sert, keskin çizgiler de olmasaydı benim için mükemmel bir roman olurdu. Bazı okurlar bana katılmayabilir ancak ben bazı kısımların fazla asabiyet içerdiğini düşünüyorum. Sanki karışımdaki oran biraz daha az olsaydı daha iyi olurmuş.