Ülkücan

Ülkücan
@ulkucanst
Bilegi yuvan birdi yıgar, bilimi artık mıñdı yıgar.
Kırmızı Eşarp (Kızıl Jooluk)
Puan vermedi·140 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2025 17:31
Kırmızı Eşarp (Кызыл Жоолук-Kızıl Jooluk) isimli eserini 1963 yılında kaleme alan Aytmatov, mekân olarak atalarımızın ilk yurtluğu olan Tiyen-Şan yani Tanrı Dağları’na giden yolları seçmiştir. Eserde sanatçı adını soğuk havalarda bile donmayışından (ıssı=sıcak) alan Issık Gölü’ne değinmeden geçemez. Eşsiz güzelliği olan ana yurdumuzdan övgüyle bahseder: “Yabancı gezginler gölü görmeye geldiklerinde saatlerce ayrılamazlardı oradan. Onların böyle hayran hayran baktıklarını görünce: ‘Görün işte, Isık-Göl'ümüz nasılmış. Var mı dünyada bir eşi daha?’ diye koltuklarım kabarırdı.” (s.16) “Yüzünü usul usul okşarken enginlerde Isık-Göl’ün iç çekişlerini dinliyordum.” (s.40) “Tiyen-Şan Dağları’na, Isık Gölü’ne veda ediyorum: Elveda Isık Göl’üm, bitmemiş türküm benim! Mavi dalgalarını, sarı kumlarını yanımda götürmek isterdim ama gücüm yetmez buna.” (s.139) Kitapta bu hikâyeyi iki farklı gözden okuduk: Şoför İlyas’ın ve yol bakım ustası Baytemir’in gözünden. Hikâyenin ana kahramanı İlyas, tutkulu, romantik ve cesur olsa da aslında sorumluluk sahibi olamayan ve sorunlardan kaçmayı seçen bir korkak. Sadece kaçmayı değil kaçırmayı da sevdiğini söyleyebilirim. “O anda ya her şeyi olduğu gibi anlatmalıydım, ya da çekip gitmeliydim. Hiçbir şeyden haberi olmayan karım son derece mutluydu, gitmekten başka çare göremedim.” (s.85) “Asel!” dedim arabanın açık kapısından eğilerek. “Çocuğu al da atla içeri! Seni o zamanki gibi götüreyim!” (s.109) Sorunlarını kaçarak, meyhaneye giderek, kendine güvenli bir sığınak olarak gördüğü Kadiça’yla birlikte olarak çözmeye çalışması ona bir daha asla rastlayamayacağı bir aşka mâl olmuştur. Nitekim kendisi de “Yalnız hiçbir zaman ele geçiremeyeceğim bir şey var, o da ebediyen yitirdiğim aşkımdır.” (s.139) diyerek bunu dile getirmiştir. Yalnızca
Edebiyat
Selvi Boylum Al YazmalımCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202113,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
7/10
·208 syf.··
2022 24. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2022 02:25
Yerel anlatım üzerine bina edilmiş, yazarının bir buçuk yılını balıkçılık ve denizle ilgili keşifler yaptığı, güncel bir roman okumak ister misiniz? Cevabınız evetse sizi şöyle alalım. Ahmet Büke, öykücülüğüyle tanınan ama kendisini hikaye anlatıcısı olarak tanımlayan Gördesli bir yazarımız. Bu sebepten olmalı ki kitabı okurken Ege'nin ilçelerinden gelen bir esintiyi hissetmeniz kaçınılmaz. Yazar çocukluğunun geçtiği coğrafyadan izler taşımış romanına. Bunun yanı sıra edebiyat yolculuğuna başlamasında hikayelerin anlatıldığı bir çevrede büyümüş olması ve iyi bir okurun evladı olması etkili olmuş. Hakkındaki bu bilgileri öğrendiğimde Deli İbram Divanı ile ilgili aklımdaki düşünceler yerli yerine oturdu. Deli İbram Divanı, halk hikayesi tadında yer yer siyasi olaylara küçük vurguların yapıldığı tadı damağınızda kalacak bir roman. Bu kitaptan sonra kendi okuma serüvenimde yerel anlatımı sevdiğimi fark ettim. Kitapta sevdiğim diğer bir özellik de bağlantılarının ustalıkla kurulmuş olması. Bu sayede akıştan hiç kopmuyorsunuz. Kitabın akışındaki sert, keskin çizgiler de olmasaydı benim için mükemmel bir roman olurdu. Bazı okurlar bana katılmayabilir ancak ben bazı kısımların fazla asabiyet içerdiğini düşünüyorum. Sanki karışımdaki oran biraz daha az olsaydı daha iyi olurmuş.
Edebiyat
Deli İbram DivanıAhmet Büke · Can Yayınları · 20212,855 okunma