Rilke : "Rodin'le olan tecrübem beni değişimler, yok oluşlar, başarısızlıklar ve belirsiz talihsizlikler karşısında ürkekleştirdi, fakat insan onları kabullendiğinde Tanrı'nın verdiği güçle ifade edebildiği müddetçe katlanılır oluyorlar" demişti. İlk defa, terapinin bu korkuları ortaya çıkarmak ve tanımlamak için yararlı bir yol olabileceğini düşündü.
Fakat Freud, Rilke'den farklı olarak, güzellik için duyulan sevincin onun arkasından tutulan yastan daha büyük olduğu konusunda ısrarlıydı. Güzellik kayboluyordu evet ama elem de öyleydi, o da kayboluyordu, geldiği gibi aniden gidiveriyordu. Her sonun ardından bir başlangıç, her yeni başlangıçla birlikte "daha sağlam bir temele, her zamankinden daha kalıcı" şeyler inşa etme fırsatı gelir, diyordu.
O zamana kadar kendi ciddi psikanaliz çalışmasına başlamış olan Lou Andreas-Salomé, bu çalışmayı harekete geçiren şeyin kısmen, "başka birinin olağanüstü ve nadir spiritüel yazgısını" paylaştığı yıllar olduğunu söylemişti; bahsettiği kişi Rilke'ydi.