"Seven biri ne sevdiğine yalvarıp yakarır ne de ondan bir istekte bulunur," demişti bunun üzerine Bayan Eva. "Sevgi, kendi içinde bir kesinliğe, bir olgunluğa ulaşacak gücü barındırabilmelidir. İşte o zaman çekilmekten kurtulur, kendisine doğru çeker karşısındakini. Oysa sizin sevginiz, Sinclair, benim tarafımdan çekilmekte. Günün birinde beni kendisine çekecek gücü gösterdiğinde, gelirim o zaman. Armağanlar vermek istemem ben, ele geçirilmek isterim." s.181
Her tarikatı, her öğretiyi daha baştan ölü doğmuş ve yararsız sayıyorduk. Bizim görev diye benimseyip yazgı diye baktığımız tek şey vardı: insanın tamamen kendi kendisi olması, doğanın kendi içindeki etkin özüne uygun davranması ve onun isteminden dışarı çıkmaması, belirsiz gelecek topluca ya da tek tek önüne ne çıkarırsa öpüp başına koyması.