Ülkü Şahsenem Yıldırım

Gördüğü kandan midesi bulanmaya başlamıştı. Elleriyle küvetin kenarına tutundu ve kafasını dışarıya verdi. Kusacak gibi olduysa da kendisini tuttu. Yeniden boylu boyunca uzandı suda. Durdu öylece. Zihninde kandan başka renk görmüyordu. Duyduğu çığlıklar hala kulaklarında zonkluyordu. Onca işlenen cinayetten dolayı katilin vahşi bir insan olduğunu düşünmesi gerekirdi değil mi? Ama öyle olmamıştı. *** Yeşil Hançer adlı hikayemden...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Ne istiyorsun!” “Katili aramaya gideceksin ama onun yüzünü bilmen onu bulabileceğin anlamına gelmez. Köşe bucak onu arayamazsın!” *** Yeşil Hançer adlı hikayemden...
Neden yapıyordu bunu? Neden gidiyordu oraya? O da bilmiyordu cevabını. Bilseydi gidebilir miydi hiç tanımadığı birisinin cenazesine? *** Yeşil Hançer adlı hikayemden...
“Bunu da yaptım,” dedi katil. Deli gibi gülmeye başlamıştı. Bakışları oldukça korkutucuydu. Kendinde değilmiş gibiydi. O gözlerin ardında başka birisi varmış gibiydi. “Bunu da öldürdüm!” diye devam etti sözlerine. Birisiyle konuşuyordu görünürde lakin olduğu yerde kimse yoktu. Eski ve terk edilmiş bir fabrikanın bodrum katında kim olabilirdi ki? Kendisi ve hemen ayaklarının dibinde duran ceset haricinde kimse yoktu orada. “Ne kadar kaldı?” diye sordu kanlı dizlerini soğuk zeminden çekerken. Büyük bir umutla verilecek olan cevabı bekliyordu. “Biraz daha!” dedi kafasının içindeki ses. “Sana verdiğim sözü tutabilmem için... *** Yeşil Hançer adlı hikayemden... Okumak isterseniz profilimdeki hikayeler kısmında mevcut :)
Cinayetlerin aynı kişi tarafından işlendiğine emindi. Yine de bu, içindeki tuhaf duyguyu açıklamıyordu. Yıllardır öldürülen ve ölümü şüpheli bulunan insanların cesetlerini inceliyordu ama bu sefer durum farklıydı. Ruhunun bu olayın içine çekildiğini hissediyordu. Sanki olaylar bir dizi cinayetten öteydi. İşlenen bu cinayetler birer ölümden daha fazlasıydı. Fırtına öncesi sessizliğin temsiliydiler. Tarih boyunca yaşamış her katil için farklı bir öykü anlatılabilirdi. Peki hançerli katilin hikayesi neydi? O neden cinayet işliyordu? Bu sorunun cevabını düşündükçe başı ağrımaya başlıyordu. “Sen dedektif değilsin!” diyordu kendi kendine. Ama durmak istemiyordu! Bu olay çözülmeliydi. Hislerine güveniyordu ve hisleri kendisine katili bulması gerektiğini fısıldıyordu. *** Yeşil Hançer adlı hikayemden...