buket

buket
@ultrandviole
Az önce gördüğü arkadaşları, kapkara yüzlü arkadaşları sessiz bir hınçla kazma sallıyorlardı. Bu kez yenilmişlerdi kuşkusuz, bir sürü ölü vermiş, paraca zarara uğramışlardı; ama Paris, Voreux’de patlayan tüfekleri unutmayacak, açılan yaradan imparatorluğun kanı da akacaktı; gerçi sanayi bunalımı sona ermiş, fabrikalar birer birer açılmaya başlamıştı, ancak uzlaşma umudu da yitirilmiş, savaş daha amansız hale gelmişti. Kömür işçileri gerçek sayılarını görmüş, eylem içinde güçlerini sınamış, hak ve adalet isteriz çığlıkları ile bütün Fransız emekçilerine uyandırmışlardı.
Sayfa 547·Kitabı okudu
Reklam
Derken açık havanın, masmavi göğün farkına vardı, derin bir soluk aldı. Güneş yavaştan yengiyle çıkmış bir kumandan gibi belirmişti ufukta ve bütün ovayı bir cıvıltıdır kaplamıştı. Uçsuz bucaksız vadinin üstünde doğudan batıya altın tozundan bir ırmak akıyordu. Sıcacık yaşam, toprağın iç çekişleri, kuşların cıvıltısı, ağaçların ve akarsuların tatlı mırıltısıyla gençlik aşısı gibi dört bir yana yayılıyor, bütün canlıları kavrıyordu. Güzel şeydi yaşamak, köhne dünya bir bahar daha yaşamak istiyordu.
Sayfa 546·Kitabı okudu
Ancak Réquillart ocağının dehlizinde önüne dikilen adamlardan birini, mühendis Négrél’i tanıyabildi ve bu iki insan, başkaldıran işçiyle dalgacı mühendis birbirlerinin boynuna sarıldılar, ta içlerinde yatan insanlığın derin heyecanıyla hıçkıra hıçkıra ağladılar. Anlatılmaz bir hüzündü bu, kuşaklar boyu sürüp giden yoksulluğun, insan yaşamının görebileceği acıların son noktasıydı.
Sayfa 536·Kitabı okudu
Biri çiçek gibi taze, ırkının bütün rahatlığı içinde büyümüş, uzun tembellik yıllarıyla semirmiş, öbürüyse babadan oğula sürüp giden yüz yıllık açlığın ve öldürücü çalışmanın sonucunda eriyip bitmiş, yaşamaktan bıkmış, acınası bir hayvan kadar çirkin, her yanı şişmiş bu iki insan yine karşı karşıyaydılar işte.
Sayfa 512·Kitabı okudu
Emekçiler yüz yıldır hızla artan zenginlik ve rahatlıktan paylarını alabilmişler miydi? Hadi bakalım, özgürsünüz artık diyerek bir köşeye atmışlardı zavallıları: Evet, açlıktan ölme özgürlüğüne sahiptiler, onlar da bol bol kullanıyorlardı bu özgürlüğü.
Sayfa 148·Kitabı okudu
Reklam