♡ Rachael ツ

♡ Rachael ツ
@ulukepez34
~Küllü men aleyha fan~TÜRK~
Hafızamızın ihaneti de zor değildir. En gerektiği anda dilimizin ucuna geliveren bir iki mısraın sislendiği veya tümüyle silindiği anlar ne acıdır. Veya her anını ve görüntüsünü hıfzetmeye, zihnimize kazımaya çalışsak da çok sevgili bir beraberlikten geriye kopuk cümleler ve görüntülerle salt bir duygu yumağından başka bir şey kalmaz. Üstelik o duygu yumağı da yeteri kadar açık değildir ve bir gün, silikleşen bir hayali de beraberine alarak sessiz sedasız çekip gider.
Sayfa 221 - Timaş Yayınları, Haziran 2011,12. Baskı, İstanbul·Kitabı okudu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Osmanlı'yı çokça meşgul eden eşine az rastlanır bir başka ihanet de Abdülmecid'in dördüncü ikbali Serefraz'ın yarattığı ve neredeyse bir milli gaileye dönüşen "aile faciası"dır. Fazlasıyla kıskanan ve kıskanılan bir kadın olan Serefraz, Dolmabahçe'den aynlarak Yıldız Kasrı'na yerleşmiştir. Sık sık kasra gelen Abdülmecid'i içeri almakta çok cömert davranmayan dördüncü ikbal üstelik Küçük Fesli lâkabıyla tanınan bir Ermeni delikanlısının aşkına karşılık vermektedir. Hanedana mensup bir kadının açık ihaneti özellikle sarayı çok rahatsız eder. Ailesi tarafından Adalar'a kaçınılan delikanlının, Sultan'a duyduğu aşk yüzünden, tekrar Îstanbul'a dönmesi ise sarayın işbitiricileri tarafından öldürülmesinden başkaca da bir sonuç vermez. Delikanlının ailesi İngiliz, Fransız ve Rus sefaretlerine başvurarak takibat açılmasını isterler, mesele istanbul'u uzun zaman meşgul eder. Vesaire... Bazı kaynaklarda karşımıza çıkan bu hikâye oldukça inanılmaz duruyor. Asıl inanılmaz olansa bunca hadiseden sonra Serefraz'ın padişah nezdindeki kıymetini hâlâ muhafaza edebilmiş olması.
Sayfa 216 - Timaş Yayınları, Haziran 2011,12. Baskı, İstanbul·Kitabı okudu
Alıntı
Meşhur Dönüşüm romanında ise sessiz bir protesto neticesinde dönüşüme uğrayarak kocaman bir böceğe dönüşen Gregor Samsa'yı asıl öldüren, babasının fırlattığı bir elmanın sırtında açtığı yaradır. Bütün ömrü boyunca babası tarafından sırtına yüklenen idealist istekleri karşılamakta ve "iyi çocuk" olmakta zorlanan Kafka nihayet "Babaya Mektup"unu kaleme aldı. Tam bir yüzleşmeydi bu. Kendisini aynada görebilseydi kurtulacaktı belki; bilgiç psikolojinin verilerine bakılırsa aynaya bakmak daima iyidir çünkü. Ama "yüzleşme" tek taraflı kaldı. Mektup hiç postalanamadı.
Sayfa 189 - Timaş Yayınları, Haziran 2011,12. Baskı, İstanbul·Kitabı okudu
Alıntı
Karamazov Kardeşler'in zalim, cimri ve sefih babası, genç oğullarının hem rakibi hem idolüdür. Bir baba ve dört oğlunun hikâyesini anlatan bu romanda aslında dört oğulun toplamı bir baba etmektedir. Acaba Dostoyevski ne demek istemektedir.Dostoyevski'nin psikopatolojisini didik didik eden onca araştırmada ortak olarak söylenen şu ki babası onun hem felâketi hem sebebidir.
Sayfa 188 - Timaş Yayınları, Haziran 2011,12. Baskı, İstanbul·Kitabı okudu
Alıntı
ihtiyar Priamos'un bilgelikten gelen gücüne mukabil, Homeros'ta, bileği güçlü, beli kavi, zekâsı keskin bir baba ile de karşılaşırız. Kral Odysseus. Oğlundan"hâlâ" daha güçlü baba hikâyesini ondan okumak mümkündür. Anlatı şu ki, Telemak, on yıldır Troya savaşında bulunan Odysseus'un oğludur ve yıllarca babasını aramış; aşk, ikbal, makam, mevki, hiçbirisi onu, babasını arama kararlılığından vazgeçirememiştir.Ama ikisinin kavuşmasını sağlayan şey yine de Telemak'ın gitmesi değil Odysseus'un gelmesidir. Azmi ve direnci, Telemak'ın, babasına kavuşması için yetmez.Oğul, bütün çabaları boşa çıkıp da, nâçar, memleketine, annesine döndüğünde bulur babasını, Baba, geri dönebilmiş, öyleyse oğulun kat ettiği yoldan fazlasını kat etmiş demektir.
Sayfa 183 - Timaş Yayınları, Haziran 2011,12. Baskı, İstanbul·Kitabı okudu
Alıntı