YARIDA KALANLAR
Code Geass serisine başlayıp ana karakteri sinir olup yarıda bırakmıştım ಠಿ⁠_⁠ಠ. BU GECE BU SERİYE BAŞLIYORUZ spoiler istemiyorum umarım sonunda sinir krizine girmem. Bu arada en sevdiğim karakter Lelouch lamperouge❤️💙✨🤌🤌
Ah güzel kızım, umarım kendini dirhem dirhem verilen bir sevgiye layık görmezsin. Çünkü sen hep çuval çuval verilen sevgiyle büyüdün.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Satış temsilcisi, pembe kravatla bu renk uyumlu olur Ali Can Bey dedi. Umarım yanılmıyordur.
Ya olduğu gibi ya da olduğumuz gibi sevip sevilelim
Bir şeyi ya olduğu gibi kabul ediyorum ya da etmiyorum: Sade sodaya limon sıkmadığım gibi kahveye veya çaya şeker de eklemiyorum. Normalde yoğun tadları hiç sevmem ama kahveyi evde yapacağımda "Asra zift gibi yapıyor. Ben yaparım." diye ablam gidiyor. Bazen yapıp götürdüğümde "Zift içirmeyeceksin değil mi?" deyip gülüyordu. Ben de "Imm bugün vicdanlı günüm o yüzden bu sefer size göre hazırladım." diye gülüyordum. Ama benim azaltmış halim onlara hafif yine acı geliyormuş. Bir de bana demez mi "Sen eskiden nescafeyi yoğun sütlü içerdin. Neden Türk kahvesini zıkkım gibi içiyorsun?" "Artık çocuk olmadığım ve de baya yıl geçmiş olduğu için olabilir sanki ha, değişiklik ne garip (!)." deyip muzip ses tonuma bakışlarımı da eklemiştim. Aromaları baya hafif seviyorum, hafif halleri bana normal geliyor: Dokundurtmak yetiyor. (: Kendisi bunu bildiği için kahveyi böyle içmeme şaşırıyor. Ki ben aslında hep yaptığım gibi yaparken onlar azaltmış ama farkında değiller. Bazen o gelir "Bugün kahveyi ben yapacağım, nedense ağız tadıyla içmek istiyorum. Zehirlenmek değil der." Bazen ben de "Bugün kahveyi ben yapmak istiyorum kaç gündür özledim. Su içmek yerine keyifle kahve içmek istiyorum." derdim. Bir ara ilk kez içemediğim kahvenin telvesi küçük kupanın %65' i falandı. Ve söz de babam için yorgunluk kahvesi yaparken mayışmış olduğumdan ne kadar koyduğumu hem hatırlayamadım hem de ölçemedim. Kahveyi aldım babam ilk yudumunu içerken yüzünü buruşturmuş ama bir şey demedi. Ben de hiç ona bakmadığım için fark etmedim ta ki 3-4 yudumdan sonra telveye yetişip "Asra sen kahve değil telve yapmışsın. Direkt bardağa kahveyi atıp getirseydin daha hafif olurdu." deyince ilk şaka yapıp uğraştığını sandım. Sonra kendim yudum alırken "Oww cidden bu ne, içilecek kısmı o kadar az ki en azından
Son 71 gün
Bugün yine tarih calıştım. Nankör bir ders tarih hemen unutuluyor. Sınava kadar Allah sabır versin. Umarım pes etmem.
Güzel Bir Kızın Değişimiii :
Birinci fotoğraf, Lusi'nin barınaktan bize geldiği ilk gün... İkinci fotoğraf ise sevginin, sabrın,güvenin ve yaşam ortamının bir canı nasıl değiştirdiğinin en güzel kanıtı. ❤️ İlk geldiğinde çok ürkekti. Yanına yaklaşınca korkudan yere yatardı. Sessizdi. Bakışlarında yaşadığı koşulların izleri, Gözlerinde ise hep bir tedirginlik, çaresizlik vardı. Hatta bazen kucağımda taşımak zorunda kalıyordum.. Şimdi ise kapıdan içeri girdiğimiz an koşarak üzerimize atlıyor, sevgisini doyasıya göstermeye çalışıyor. Yaşadığı yeri benimsedi, bahçeyi çiftliği ilan etti. Tüm fideleri kırıyor olsa da emin olun ilk geldiği halini düşündüğünüzde kızamıyorsunuz :( Barınakta aldığı kiloları bahçede koşup oynayarak verdi. Senelerdir dört duvar arasında yaşamış olmasına rağmen, bugün sesimizi duyduğu an uluyarak bizi karşılıyor. İlk geldiğinde az yemek yiyordu şimdi ise yemek düzeni oturdu. İlk zamanlar "Acaba bize alışabilir mi, acaba bir gün kaçar mı?" diye düşünürdüm. Onun da tek ihtiyacı aslında biz insanlarda da olduğu gibi biraz zaman ve sevgiymiş. Şimdilik tek suçu tavukları kovalamak olsa da Ona da zamanla alışacağını düşünüyoruz :d Lusi bize şunu öğretti: Barınaktan sahiplenilen hayvanlar sevgiyi unutmuş değiller, sadece yeniden güvenebilmeyi, ilgiyi ve koca bir çocuk olabilmeyi bekliyorlar. sabır, ilgi ve kocaman bir sevgiyle bambaşka bir cana dönüşüyorlar. Eğer bir gün bir köpek sahiplenmeyi düşünürseniz, lütfen barınaklardan sahiplenin. Hayvanların alınıp satılan bir mal olarak indirgenen ve adlarına “hayvan marketi” gibi hayvanlara fiyatla değer biçen yerlerin kapısından geçmeyin! Barınaklarda dört duvar arasından kurtulabilmeyi bekleyen bekleyen binlerce can dostumuzun olduğunu unutmayın! Umarım tüm can dostlarımız, Lusi kadar şanslı olur; sevildikleri, korundukları
Alıntı