seldasemra ARAS

seldasemra ARAS
@umay
Moğolların emir ve desteğiyle ülke çapında Ahilerlerle daha geniş ifade ile Türkmenlerle mücadaleye devam ettiler. Kayseri, Konya, Kırşehir sonra Ankara, Çankırı, Sivas...Ahi ve Türkmen isyanları bastırıldı. Ahilere ait işyeri, hanikak,. medreseler Mevlana ve yakınlarına verildi. Ancak Mevlana ya bağlanmayı kabullenen ahilere dokunulmadı. Vakıa Ahilerin Mevlana'ya veya haleflerine intisaba zorlandıkları, bazılarının bunu kabul etmek zorunda kaldıkları, kabul etmeyen Ahilerden birçoklarının öldürüldüğü veya bulunduğu beldeden kovulduklarına dair kaynaklarda geniş malumat vardır.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ahi Evran, bu yeni uygulama sonrası (işyerleri, medrese ve zaviyelerin ellerinden alınıp Mevlana'ya ona yakın olanlara ve Kalenderi dervişlerine verilmesi) " bu zamanın kurt tiynetli yöneticileri, kişilerin mallarına el koymaktadır. Şeriatın hükümleri büyük ölçüde ortadan kalktı. İslam'dan sadece bir ad kaldı" diye yazar.
Ahilerin elinde bulunan işyerleri, medrese ve zaviyeleri ellerinden alınıp Mevlana'ya ve ona yakın olan kişilere ve Kalenderi dervişlere verilmesine karar verildi. Mevlana da devlet adamlarına yazdığı birçok mektuplarında, Ahi ve Türkmenlerden alınan hanikak, medrese gibi müesselerin mürid ve dostlarından birilerine verilmesini öğütlemektedir.
Şeyhler, kızlarını en önde gelen halifelerden birisi ile evlendirmeleri bir tarikat geleneği halinde sürdürülmüştür. Ebu'n-Necip Ziyaü'd-din es-Sühreverdi, kızını en yakın talebesi ve halifesi olan Kutbu'd-din-i Ebheri ile evlendirmiştir.......Evhadü'd-din Hamid el-Kirmani de bu geleneğe uyarak kızı Fatma Hatun'u en yakın talebesi ve önde gelen halifesi olan Ahi Evran Şeyh Nasirü'd-din Mahmud rl-Hoyi ile evlendirmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu geleneğin Ahi Evran tarafından devam ettirilip ettirilmediğini bilmiyoruz.
....Araştırmalar, gerçekten de Mevlana'nın kızı Meliki Hatun'un o kadınlar arasına girdiğini görmüşler. O'nu hemen o cemaatın arasından alıp getirmişler. Bu habarden Mevlana'nın kızının da bir zaman bu Bacılar arasına katıldığını fakat sonraları(Şems-i Tebrizi'nin Konya'ya gelmesinden sonra) onların arasına girmesinin engellendiği anlaşılmaktadır.