1876 Anayasası Abdülhamit'in anayasasıdır. Çıkmasını sağlayan Mithat da olsa içeriğini saptayan Abdülhamit'tir. Mithat'ın taslağındaki meclisin bütçeye hakim olması, hükümetin ve bakanların meclis karşısında sorumlu olmaları, fikir özgürlüğü ve sürgün yasağı gibi en temel görüşleri metinde yer almamış, ya da tamamen değiştirilerek kullanılmışlardır. Abdülhamit "usul ve istidadı memlekete muvafık olmayan şeylerin" taslağa konmaması yanlısıydı. Taslağı hazırlayıcı Cemiyet-i Mahsusa komisyonunun taslağında, özellikle padişah yetkilerinin sınırlayıcı noktalardan reddetmiştir. Mithat buna rağmen metnin kabulünü savunmasında, bir yandan İstanbul'da büyük Avrupa devletleri temsilcileriyle yapılacak toplantıya yetiştirilerek Osmanlı aleyhtarı akımları önlemek, bir yandan da ne olursa olsun bir anayasaya kavuşarak toplumu daha ileri bir aşamaya ulaştırma isteğinin bulunduğudur.
Yapılan şey sadece , hiç tartışmadan Abdülhamit'in İslam'ın Halifesi olduğunun yenilenmesinden ibarettir. 1907 sonunda Gaspiralı İsmail'in girişimiyle bir Evrensel İslam Kongresi toplanması çabaları başlatıldığında Abdülhamit'in buna karşı çıktığı bilinir. Eğer Panislamcı olsaydı Abdülhamit'in bunun İstanbul'da yapılmasını istemesi gerekirdi.
Abdülhamit'in tahtan ayrılıncaya kadar, İttihad-ı İslam politikası kışkırtmama ve dış ülkelerin içişlerine karışmama ilkesinden ayrılmamıştır. Hatta Vanbery'in belirttiği gibi "Ülkesinin her tarafında Panislam sözcüğünün kullanmasını yasaklamıştır." Bu tutumun etkilerini, örneğin Rus-Japon savaşında görürüz. Bütün Doğu ve İslam toplumları Japon zaferiyle sevinirken, Abdülhamit Osmanlı topraklarında sevinmeyi ve övgülü yazıları yasaklamıştır.