📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Anatole France" burjuva demokrasilerinde her vatandaş kanun önünde eşittir, ama bazıları daha fazla eşittir" demiş, böylece ekonomik toplumsal adalet gerçekleşmedikçe siyasal özgürlüklerin tek başına her şeyi çözümleyemeyeceğini işaret etmiş. Bizimkisi de o hesap: Müslümanlar kardeştir ama bazıları daha fazla kardeştir.
Oysa biz metafizik düşünmeye alışmışız, bir kavramı mutlaka doğmatique olarak ele alıyoruz, yani değişmez, içinde bulunduğu koşullardan yalıtılmış, mutlak olarak, kafamızı karıştıran da Allah bilir böyle alışmışız.
Şimdi sağcılar, geçmişlerini önemsemek yüzünden gericiliğe kayıyor, ümmet toplumu sanat ve kültürüyle çağdaş yabancı kültür ve sanata direnebileceğini sanıyorlar; solcuların önemli bir bölümü ilericiliği derinlemesine almayıp yüzeysel aldıklarından, geçmişlerine ilişkin her şeyi reddetmek, buna karşılık ileri saydığı yabancılardan gelen her şeyi benimsemek yolunu tutuyor. Bunun varacağı yer yozlaşma , yabancı hayranlığı, öykünmecililk vs... Bu defa da, ilericilik adına kendi sanat ve kültürümüzü yapamıyoruz, yabancıların sanat ve kültürüne koşuyoruz
Bir ülkenin aydınları"batılaşmak' numarasıyla işçisinden köylüsünden ayırır, onlara yabancılaştırılan böylece tabandan gelebilecek örgütlü bir tepkiyi mükemmel önlersin. Bu arada tabanı denetim altında tutmak için, onları da şeriat afyonuyla uyutmakta elbette yarar görülür, bu sayede aynı ülkenin iki gücünün, kafasıyla gövdesi arasındaki ayrılık derinleştirilerek harekete geçen olanaklarını ortadan kaldırlmış olur. Öyle olmamış mıdır?