Ümmü

MUTLULUGUN FORMÜLÜ ÇOK AÇIK
“İnsan sosyal bir varlıktır, dostluk ve ilişki arar. İlişki ve dostluklar, bize kişisel bir kimlik duygusu kazandırır. Sosyal varlıklar olarak birbirimize güvenmek isteriz. Batı toplumlarında daha fazla olmak üzere, genel olarak dünyada, güvenin azaldığı görülüyor. İşten çıkarmalar artıyor, evlilikler sıklıkla boşanmayla sonuçlanıyor, terör her yerde patlak veriyor. O halde güven yeniden inşa edilmeli, okullarda ve evlerde sağlam bir ahlak eğitimi sağlanmalı. Çocukların ve gençlerin sırtlarını dayayabilecekleri daha istikrarlı aile ve toplum yapıları inşa edilmeli. Yalan söyleyen, dünyayı kan gölüne çeviren siyasi liderler, sandıklarda mağlup edilmeli. Mutluluk dış şartlar kadar içinizde neler yaşadığınızla da ilgilidir. Yani mutluluğun formülü çok açık: Bir sen, bir ben, bir de bebek! Yani sosyal bağ, insan ilişkisi. Kendimi onda seyredeceğim bir yüz. Bana dünya maceramı özetleyecek bir harita. Az daha unutuyordum, dahası da var: Bir kalp, bir ruh, bir de akıl!”
Sayfa 68·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
“Güvensizlik duygusu mutsuzluk ve tatminsizliğe yol açar ve bunları gidermek için de kişi maddi nesnelere yönelir. Maddi kazanımlar ilk elde bu güvensizlik duygusunu giderir gibi görünse de, sonunda onu daha fazla derinleştirebilir de. Daha çok maddiyat insanların hayatına daha fazla mutluluk olarak geri dönmez.”
Sayfa 65 - kapı yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
“İnsanlar tüketim ve alışverişe, kazanma ve harcamaya çok önem verir ve vakitlerinin çoğunu eşyayı ve onun parasal değerini düşünmeye ayırırlarsa bir süre sonra kişilere de nesne gibi davranmaya başlarlar.
Bilim
“Bilge romancı Soljenitsin, “ele geçirerek değil, ele geçirmeyi reddederek” insanlığa ulaşabileceğimizi söylüyordu. Hep daha fazlasına ulaşmak için çabalamak yerine, sahip olma yarışından çekilerek, paylaşarak, vererek.”
1000Kitap
Çok ama az
“Hayatın her alanında gittikçe daha çok seçim fırsatına sahip olmak, aslında fark ettiğimizden daha çok kaygı yaratıyor. Seçmek zorunda kalmak bazen iradeleri felç ediyor. Bolluk, seçmeye harcanan mesaiyle yakın insan ilişkilerinden çalıyor. Böylece özgürlüğün köleliğine yakalanmış oluyoruz. Aralarında seçim yapabileceğimiz o kadar çok şey var ki, insan olmaya ayırdığımız zaman azalıyor. Seçme şansı çok, ama mutluluk az.”
Bilim
Reklam