kitabı yeraltı edebiyatının iyi bir örneği olarak önerdiler, karamsar ve çarpıcı olmasını bekleyerek okumaya başladım. evet normların dışında şeyler anlatılıyor ama bu kitabı ilginç kılmıyor bence. bir yeraltı kitabından beklentim gerçek hayatın içinden olmasıdır, eğer yeraltı edebiyatı bir aykırılık ve başkaldırı içerecekse, bunu gerçek bir zemin üzerinde yapmalı ki daha çarpıcı olsun. iki uyuşturucu satıcısının diyar diyar gezip büyük bir devlet başkanını öldürmeyi planlamaya başladıklarında devam edemeyecek kadar soğumuştum. ayrıca, kitapta karakterler "ah çok duygusuzum" "çok zekiyim" "ne kadar da karanlık bir insanım" "bir şey hissedecek miyim çünkü hissetmiyorum" gibi şeyler söylemesi, durumu yüzeyselleştiriyor, bırakın ne kadar karanlık ve zeki olduğunu biz anlayalım. camus'nun bulantısında annesinin cenazesinde görevliyle laflayan adam "vay be annem öldü ama ne kadar da duygusuz ve farklıyım" demiyordu, camus öyle anlatıyordu biz onun öyle olduğunu gerçekten hissediyorduk. yani kısaca bence bir yeraltı edebiyatı denemesi ama yeterince iyi değil.