Kadınlar, iç çamaşırlarının ve ayakkabılarının marka etiketinden aldıkları destek nispetinde özgüvenliydiler.
Erkekler, otomobillerinin modeline bağlı psikolojik bir hiyerarşi içinde trafikte seyrediyordu.
Rekabet kızışmıştı. Kimliği belirsiz düşman topluma kendi karakterini vermişti.
Köleliğin, adı konmamış biçimleri devredeydi. Kula kulluk almış yürümüştü. Bir sinir harbi evrenindeydik.
- Allah'ı bu dünyada görmek ister misin Ruhi Bey?
- Kim istemez.
- Bir yetim çocuğun başını okşa.
O zaman onun gözlerinde Allah'ı görürsün. Bir fakire yardım et onun gözlerinde Allah'ı görürsün.
Bir kediye yiyecek ve su ver. Onun gözlerinde Allah'ı görürsün.