Kendi acziyetimizle onları kötü yola sevk ettik; onların içlerindeki maceraperestlere ve megalomanlara şans verdik ve sadece küçük ve büyük İsrail değil, İslam dünyasının çok daha büyük bir kısmında hakimi-yet gibi her türlü düşüncenin kafalarında toplanmasına mü-saade ettik. Bizler kuzu olduğumuz için onlar kurda dönüştü. Bu nedenle hem kendimiz hem onlar hem de dünyanın bu kısmında barış için güçlü olmalıyız.
Fakat şunu vurgulayalım: Güçlü olmalıyız; fakat Kudüs yarın sadece Müslümanların olsun diye değil tekrar herkese açık hâle gelsin ve insanlığın üç büyük nehrinin aktığı berrak bir kaynak olarak kalsın diye.
Muhatabınıza bizlerin de kadının İslami aile ve toplumdaki şeklinden, durumundan ve yerinden memnun olmadığımızı; fakat bunun sebebinin, bunların Avrupai olmamalarından değil yeterince İslami olmamalarından kaynaklandığını söyleyin.
Hz. Muhammed (sas), "İki şeyden tiksiniyorum: dindar cahilden ve inançsız alimden," demiştir. Burada Hz. Muhammed'i (sas) tiksindirecek o kadar çok şey var ki bir yabancı dahi galeyana gelerek şunları haykırmış: "Allah'ın elçisi şimdi mezarından kalkıp ümmetinin dinine yaptıklarını görseydi şüphesiz korkunç bir şekilde hiddetlenir ve bunda payı olan herkesi tel'in ederdi."