ümran saliç

ümran saliç
@umranslc
@umranslc·
·
sabitlendi
Tefekkür, teşekkür. Bize bir can verdi, bize bir akıl verdi, nefs verdi, ruh verdi, kalp, gönül, beden, zekâ, düşünceler, duygular... O'nun "Beni bilsinler" diye açtığı varlık âlemi, bir marifet meydanı aynı zamanda. Mücadele edenler, ilimle meşgul olanlar bu nedenle daima kazançlı çıkıyorlar. Fahri Kâinat Efendimizin "Sana dair bilgimi ve hayretimi artır" duası ile "Seni hakkıyla bilemedim" yakarışı arasındadır hayatımız.
Reklam
"Nefs-i emmâre" Yusuf Suresinde geçen "çünkü nefis, daima kötülüğü emreder." ayetindeki "kötülüğü emretmek" ifadesinin karşılığıdır. Süfilere göre ruh ve kalp insanın iyi yönünü temsil edip ilhamını Allah'tan alırken, nefis kötü yönünü temsil edip ilhamını şeytandan alır. Bundan dolayı insanın melek ve hayvan arasında bir mevkide bulunduğu kabul edilir. Hayvan derken ilmi geleneğimizde insan, "hayvan-ı natık" olarak tarif edilir. Yani "düşünen canlı". Bu sebeple insan, ancak düşünerek aldığı kararlar doğrultusunda hareket ettiğinde insan tabiatına uygun davranmış olur. Eğer yalnızca içgüdü ve arzularının güdümünde yaşıyorsa, "natık” sıfatı düşer ve kendisini hayvan mertebesine indirgemiş olur. İşte sûfiler, benlik ülkesinde saltanat iddia eden nefsi, ruh ve kalp ile olan bu iktidar mücadelesinde yenik düşürmek ve hayvani yönünü zayıflatmak için nefis terbiyesini düstur edinmişlerdir. İnsanların hayvanlaştırılıp, hayvanların insanlaştırılmaya; insanların robotlaştırılıp robotların insanlaştırılmaya çalışıldığı modern dünyada, insanı yeniden insan kılabilmek duasıyla... Ve minallahit-tevfik.

ümran saliç

, bir kitabı okumaya başladı
Mesut Özbilir
9.5/10 · 46 okunma
Belli ki derdi denize varmakmış. Ne kadar güçlü aksa da pınar, varamaz denize,toprağa sızar. Su suyla kavuşur, Başka sularla buluşup denize ulaşır. Denize kadar ırmak idi adın, Gerisini bırak, denize vardın.
Başımızdaki musibete benlik penceresinden baktığımızda onun adı gam, tasa ve kederdir. Ancak bir başka insanın gözünden kendi musibetimize baktığımızda onun adı nasihat ve ibrettir. Melekler gözüyle baktığımızda yaşadıklarımız bir zikir, Rabbimiz açısından düşündüğümüzdeyse bu ancak bir tecellidir. Merkezden uzaklaşıldıkça başımıza gelenler bir felaket olmaktan çıkıp, bir hizmet ve bir ödül olmaya doğru yol almaktadır.
Reklam