Bazen sevdiklerimizi kaybettiğimiz ölüm günleri gibi kederli günlerde ruhumu, bu birbirleriyle yaşayan insanların arasında kimsesiz, hiçbir kimsesiz olduğumun hüznü istila eder; beni elemlerim, kimsesizliklerimle yapyalnız bırakıp giden ilişkilerimin arkasından bütün matemlerimi düşünürüm; hepsinden ayrı birer başarı saadeti hissederim.
Bizim de bu kırık dökük gemiler gibi, bizim de sefalet içindeki kırgınlık fırtınalarından sonra gelip ümit ve teselli bulacak böyle limanlara, bakışları altında saflıklarının ışığıyla ruhumuzu şüphelerinden, elemlerinden yıkayacak böyle masum gözlere ne kadar, ah ne kadar ihtiyacımız vardır.