Kelimelerimi Allah'tan diledim. Böyle öğütlemişti hocam.
"Onlar ancak içimizde kan, bizde bakış ve davranış oldukları, isimsizleştikleri, artık bizden ayırt edilemedikleri zaman, işte ancak o zaman, çok seyrek bir saatte, bir mısranın ilk kelimesi, anıların arasından, anılardan çıkıverir," diyen şairi de dinledim.
Bütün kelimeler bir araya gelirken yol gösteren hocam Ali Ural'a
ve desteğini hiç esirgemeyip sevincimle sevinen dostlarıma teşekkür ederim.
Hasta, kurşun önlüğü giymiş bekliyordu. Kolunu plakanın üzerine yerleştirdim. “Hiç kıpırdatmadan bekleyin,” deyip yanından ayrıldım.Geçmezdi o birkaç saniye, hasta için ne büyük eziyetti. Bir tebessüm bile edemez insan ama içinin fotoğrafını çektirirken kim gülümserdi ki!
Babam ilk defa gülümsüyordu bana, ilk defa o gün gelip sırtımı sıvazladı. Ve yine ilk defa o gün beni gözleriyle okşadı. “Aferin oğul, aferin,” dedi. Gerisini içinden söyledi. Hepsini işittim.