Eğer o, Allah tarafından gönderilmiş Peygamber olmasaydı, muhakkak ki kendi şahsi çıkarları doğrultusunda hareket ederdi. Bu durumdan halkın sırtındaki yükleri ve üzerlerindeki zincirleri kesinlikle kaldırmazdı. Hatta onları cehalet ve nadanlık içerisinde bırakırdı ki, kendilerini daha rahat istismar edebilsin. Hâlbuki tam aksine, onların üzerlerindeki ağır zincirleri kaldırıp attığını görmekteyiz.
Mecmau’l-Beyan tefsirinde Selman-i Farsî, Said b. Cübeyr ve Süfyan-i Surî’den şöyle nakledilmiştir: İki deniz Ali ve Fatıma’dır. O ikisi arasındaki engel Muhammed, inci ve mercan ise Hasan ve Hüseyin’dir.”
İslam’ın sevilen bir şeriat olmasının nedeni “yol” olmasındandır, ahlaki erdem be faziletlerin verilmesinin nedeni bu yolun “var” olmasıdır, Ehl-i Beyt’in sevilmesinin nedeni de Hakk’ın visaline götüren en mükemmel yol olmasıdır. Nitekim Hz. İmam Hâdî- Ali Naki- (a.s) Camia Ziyaretinde Ehlibeyt’i “En sağlam ve en doğru yol” olarak tanımlamakta ve bir çok rivayette de Ehlibeyt İmamları (a.s) kendilerinin “sırat-ı müstakim” ve “doğru yol” olduklarını hatırlatmaktadırlar.