Yüce Allah’ın ayetleri olan şuhud ve gayb âleminin hakikatleri, kesinlikle örtülü ve gizli değildir, aslında insana perde geren ve görmesini, anlamasını engelleyen şey kendi günahları, önyargıları ve kör taassuplarıdır. Bunlar onun hakkı ve hakikati görmesini engeller. Bir perde ve engel varsa bu, hak ve hakikatin üzerine değil, gözün ve basiretin üzerine gerilmiş bir perdedir, hak daima aşikârdır ve Hak Teâlâ da daima tecelli halindedir. Âşıkların velisi, ariflerin evliyası ve Müminlerin Emiri İmam Ali’nin (a.s) de buyurmuş olduğu gibi;
“Hamd, yarattıklarına yaradılışları cihetiyle daima âşikar olan Yüce olan Allah’a mahsustur.”
İslam ulemasının en tanınmış simalarından biri olarak bilinen ünlü Antakyalı alim ve mücahid Şeyh Muhammed Mer’i Emin Antâkî hazretleri (doğ. hk.1314) “Ehl-i Beyt’in mezhebi olan Şii mezhebini niçin seçtim?” adlı meşhur eserinde şöyle yazar:
“Şiiliği seçip Hz. Resul-i Ekrem’in (s.a.a) mübarek Ehl-i Beyt’inin mezhebini kabul etmek sebeplerim tamamen ilmî ve tarihî araştırmalarımın sonucudur ve bu ilmî sebeplerin başta gelenlerin şöyle sıralayabilirim:
-Velayet Ayeti
-Tatrih Ayeti
-Mübahele Ayeti
-Meveddet Ayeti
-Salâ Ayeti
-Tebliğ Ayeti
-Gadir-i Hum’da bütün sahabenin Hz. Ali’yi (a.s) “Müminler Emiri ve Resul-i Ekrem’in (s.a.a) halifesi” olarak tebrik edip Allah’ın Arslanı ve İlim Şehrinin Kapısı’nın velayet ve imametini kabullenmesi.
-Dâr Hadisi
-Sakaleyn Hadisi
-Menzilet Hadisi
-Nuh’un Gemisi Hadisi
-İlim Şehri Hadisi
-Hz. Resulullah’ın (s.a.a) Halifelerinin sayısının sadece 12 kişi olduğunu belirten hadis.
Ehl-i Beyt mezhebi olan Şiiliği seçmemin en önemli ilmi belge ve delilleri yukarıda sıraladığım bu ayetlerle hadislerdir. Bunların en mutaber Ehl-i Sğnnet kaynaklarında da kayıtlı ve belirtilmiş olduğunu görünce Şia oldum ve Hz. Resulullah Efendimizin (s.a.a) Ehl-i Beyt’inin yolunu seçtim.”
-Li Ma Za Deheltu Mezhebe’ş-Şiat-i Mezheb-e Ehlibeyt, s.44-189.