Yazarın Nobel ödüllü olması ve Çernobil felaketini işlemesi dolayısıyla okuduğum bu kitapta yazar: Felaketi yaşayan bölge insanının hemen her kuşaktan temsilcisinin monologları üzerine kurulu.Burada gerçek hikayeler üzerinden felaketin izlerini sürmek mümkün bu da okuyucu üzerinde büyük bir etki bırakıyor.Çok dramatik hikayeler mevcut ki bazı yerlerde okumayı bıraktığım bile oldu.
Bu tür büyük felaketler karşısında insanın çaresizliğini açık bir şekilde görmek mümkün.O dönemin Sovyet yönetiminin kayıtsızlığı ile yapılan yenilik ve sistem eleştirileri kitaba zenginlik katmış.Monolog sayısının fazlalığı okuyucuyu bir süreden sonra tekrar hissiyatına soksada kitabı böyle bir felakete ayna tutması açısında değerli buldum.Benim açımdan farkındalık yaratan bir eser oldu.Sizler içinde bu yönde katkı sunacağından şüphem yok.
Çünkü Çernobil’i icat edenler köylüler değildi, onların tabiatla kendilerine özgü bir ilişkileri vardı; güvene dayalı, talancı, istilacı olmayan, tıpkı yüz yıl önce, bin yıl önce olduğu gibi.Tıpkı ilahi düzende olduğu gibi...