Öte yandan aydın bürokrasinin ve Osmanlı aydınlarının bir kesimi Bektaşilik ve Melamilik gibi tarikatlara sempati beslerken, önemli bir kesimi de medresenin yanında tekkelere karşı giderek hücumlarını arttırdılar ve bu kavga 1925'te tarikatların ve tekkelerin lağvına kadar sürdü. Tanzimat bürokrasisi her vesile ile tarikatların nüfuzunu olumlu ve olumsuz tedbirlerle sınırlamak amacındaydı.
Kemal Tahir Osmanlılığın önemini her fırsatta vurgulamasına rağmen, hiçbir zaman romantik bir geçmiş özlemi içinde olmamıştır. Kemal Tahir'in ısrarla vurguladığı nokta oluşturulacak yeni siyasette Osmanlılıktan çıkarılabilecek sonuçlar olmuştur.