nur

bilginin su kıyısında yaşadığı gün insan bir otlağın yumuşacık tembelliğinde lacivert felsefelerle mutluydu. kuş yönünde düşünüyordu nabızları onun ağacın nabzıyla atıyordu gelinciklerin koşullarına yenilmişti. deltanın iri anlamı onun kelamının derinliğinde çalkantılıydı. insan öğelerin metninde uyurdu. korkunun doğuşuna yakın, uyanırdı. ama bazen gelişmenin tuhaf şarkısı hazzın kırılgan eklemine dolanırdı. miracın dizi toprağa inerdi. işte o zaman evrimin parmağı hüznün dakik geometrisinde yalnız kalırdı.
Sayfa 40 - Sulardan sonra·Kitabı okudu
Reklam
kitabı kapatmalı ayağa kalkmalı zaman doğrultusunda adım atmalı çiçeğe bakmalı belirsizi duymalı var olmanın sonuna kadar koşmalı yitimin toprak kokusuna gitmeli ağaçla Tanrının buluşma yerine varmalı genişlemeye yakın bir yere oturmalı öylesineyle keşif arasında bir yere!
Sayfa 39 - Satır ve beyaz!·Kitabı okudu
ey bedevi dünün buradalığı! ey ki bir daldan toprağa sıçramakla yaşamın hürmetinin tarhını dökersin sen gittikten sonra ben bir deltanın kıyısında susamışlığın hızlı adımlarının sesini duyardım. senin sözü esirgemeyen kanadın havanın sorusunun önüne geçerdi. insanoğlu bekleyişin upuzun dizelgesidir ey kuş, sen ancak düşünülmemiş yaşamın sayfasında bir noktasın!
Sayfa 37 - Burada kuş vardı·Kitabı okudu
ey gerçeklikten azıcık yukarı çıkmış olan
Sayfa 36 - Burada kuş vardı·Kitabı okudu
ey hüzün aynasındaki nergisin en eskil yansısı senin çekiciliğin alıp götürdü beni -evrilmenin havasına? -belki! sözün ateşinde, basiret suyu içelim
Sayfa 33 - Gecenin eski metni·Kitabı okudu
Reklam