kalbimde bir şeyler var;
ışıktan bir meşelik, tan atarken uyku gibi!
öyle dur duraksız kaldım ki canım ister
koşayım vadinin taaa sonuna, dağın taaa ucuna
uzaklarda beni çağıran bir ses var!
mis gibi ot kokardı Gülistane ne hoş!
ben bu vilayette, bir şeyin peşindeydim:
bir düşün
ışığın belki, bir çakılın,
kim bilir belki de sadece bir gülüşün.
denizlerin ardında bir şehir var
pencereleri tecelliye açılan bir şehir...
bir şehir ki
çatıları insanın zeka fıskiyesini seyreden güvercinlerin yeridir
on yaşındaki çocuklarının kolu bir marifet dalıdır
şehir halkı bir tohum tanesine öyle bakarlar ki
bir alaza, yumuşacık bir rüyaya bakıyorlar sanki...
müziğin toprağı senin duygularını duymakta
rüzgârda söylence kuşlarının kanat sesi var
denizin ardında bir şehir var
orada güneş sabahçı insanların gözleri genişliğinde
şairler orada
suyun, bilgeliğin, aydınlığın varisidir...
denizlerin ardında bir şehir var
bir kayık yapmalıyım!
kayığın ağı olmadan
ve yürekte inci sevdası olmadan
kürek çekeceğim durmadan
ne maviliklere gönül kaptıracağım
ne denize
ne sudan başlarını çıkaran
ve balıkçıların o yalnızlığının ışıltısında saçlarından büyü saçan perilere...