Bir zamanlar, belli ki, bir çiçeğim büyüyüşünü izlediğim, güneşin adımlarını saydığım, belleğimin bir oyunu değilse, saati geldiğinde gülümseyen hayvanı doyurduğum o günlerin adasından çok ama çok uzağım artık. Her yanımdan yaralar almışım, yaraların gözleri var; bütün dünyayı iyileşmesi olanaksız bir hüzün yumağı olarak gören gözleri ve kandan oluşan bir gökyüzüne asılı anlatılmaz ağızları var.