Gaye

Gaye
@upsidaisy
…anlık hazların yaşam tarzı haline getirilmesi; zamanımızın şiarı bunlar şimdi. Dünya Savaşı’nın boğucu anısı bu şekilde atılıyor herhalde. Aşırı sorunsuz, Amerikan özentisi, gürbüz bebek kılığına girmiş bir oyuncudur iyimserlik modası, aşırı aptal, inanılmaz mutlu ve mütebessimdir, her gün yeni çiçeklerle süslenir, yeni film yıldızlarının resimleriyle, yeni rekorların rakamlarıyla. Tüm bu büyüklenmelerin anlık olması, tüm bu resimler ve rekorların sadece bir gün sürmesi kimsenin umrunda değil, ne de olsa bunlara hep yenileri ekleniyor. Biraz fazla pohpohlanan bu aptalca iyimserlik yüzünden savaş ve ıstırap, ölüm ve acı sadece kuruntudan ibaret zırvalıklar olarak görülüyor ve herhangi bir dert ya da sorunun lafı bile edilmiyor.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
İnsanlarla her gün bir arada yaşama alışkanlığından vazgeçtim. Yalnız yaşıyorum; ufak tefek, gündelik ilişkilerde insanların yerini giderek eşyalar aldı haliyle. Yürüyüşe çıktığım baston, sütümü içtiğim fincan, masamın üzerindeki vazo, meyve kasesi, küllük, yeşil şapkalı abajur, Hint işi küçük, bronz Krişna, duvardaki resimler ve en önemlisi de küçük evimin duvarlarını kaplayan kitaplar, uyurken, uyanırken, yemek yerken, çalışırken, iyi günde, kötü günde hep yanımdalar; çok yakından tanıdığım bu simalar yurdumda ve evimde olduğuma dair o hoş yanılsama duygusunu yaratıyor bende.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Sanki tüm gizli köklerimle birlikte beni de yerimden söküp almışlar, acımasız çiğliktrki günışığıba tükürüp atmışlar gibi hissediyordum. Etrafta günlerce dolandım ama bildiğim tanıdığım tek bir orman patikasına, aşina olduğum tek bir fındık ağacı gölgesine, haylaz oğlan günlerimden kalma tek bir meşeye rastlamadım, şehrin etrafında sadece enkazlar, çukurlar, çayır gibi biçilip geçilmiş orman yamaçları, çıplak kökleri feryay eder gibi güneşe bakan ağaç cesetleri vardı. Benimle çocukluğum arasında uçurum açılmış, yurdum eski yurt olmaktan çıkmıştı.
Sayfa 50·Kitabı okudu
…kendini binalarda ifade eden insanın karşısına doğanın masumiyetini koymakla kalmaz, toprağın türü ve ömrü, iklim ve hava, ayrıca insanın anlamı üzerine de çok şey söylerler. Şimdi yaşadığım köyün daha sonra hafızamda nasıl yer edeceğini bilmiyorum, ama bu köyü kavaksız düşünemiyorum…
Sayfa 29·Kitabı okudu
Gerçekleştirmemi istediğiniz tüm hayaller, ikinci bir çağrıya kadar ertelenmiştir. Herkes işinin gücünün başına dönsün. Benim birinci gelişimle yarım kalan aşklarını yaşasın. Yarım kalan yaşantılarını, eskisinden daha çok beğensin. Benim vibi biri, bir daha girmesin küçük yaşantılarına: kapıları daha iyi kapansın. Herkes ne istediğini daha iyi bilsin: ne istediğini bilmemek yüznden bir daha bana kimse başvurmasın. Evde yokum. Kendilerinden ümidi kestikleri için, hiç olmazsa beni yaşatmaya çalışmak gibi, ‘Dur canım üzülme, ben seni hayal edemeyeceğin derinliklere ve yüksekliklere taşırım’ gübi incelik göstermesinler bir daha. Beni bu kadar düşündükleri için eksik olmasınlar. Fakat boş yere zahmet etmesinler. Boş yere değerli hayatlarını benim gibi bir solucan için harcamasınlar. Boş yere, psikobilmemne yönlerimi araştırmak için deneme tahtası yapmasınlar beni.
Sayfa 455·Kitabı okudu