Zamanını nasıl geçirdin,hayatının en iyi yıllarını nereye gömdün?Yaşadın mı, yaşamadın mı?Bak diyorum kendime, dünyadaki herşeyin nasıl solup soğuduğuna bak. Birkaç yıl daha geçecek, ardından bunu mutsuz bir yalnızlık izleyecek, daha sonra sarsak bir yaşlılık değneğiyle birlikte gelecek, daha sonra çaresizlik ve yıkım olacak. Olağanüstü dünyan yok olacak ,hayallerin çürüyüp ölecek, ağaçlardan düşen sarı yapraklar gibi dağılacak
...Anlayacağın, hayat girdabında kükreyen bir sesle dönen kalabalığın farkında olmadan duramıyorum, gerçek hayatlar yaşayan insanları görmeden ve duymadan edemiyorum. Hayatlarının ısmarlama olmadığının farkındayım,hayatları bir hayal, bir rüya gibi kaybolmayacak,onların hayatları sonsuza dek kendini yeniliyor, sonsuza dek gençler, Hayatlarının tek bir saati bile diğerleri gibi değil!..
...Çünkü sık sık hayatla tüm bağlantımın koptuğunu, gerçek ve sahici olanı kavrayışımın yok olduğunu düşünüyorum. Çünkü en sonunda kendimi lanetledim, çünkü daha şimdiden olağanüstü gecelerimden sonra akıl sağlığımın geri döndüğü anlar var ve beni korkuyla, kederle dolduruyorlar!..
...Hiçbir şey istemiyor, çünkü tüm arzuları aşmış, çünkü doymuş, çünkü o kendi hayatının sanatçısı, hayatını yeniden yaratarak istediği hayale uydurabiliyor...