Tuğba Uraş Sever

Tuğba Uraş Sever
@urastugba
Bazen çok kaliteli bazen çok ucuz eserlere kapılırım ama kitapları çoğunlukla yargılamam.
10/10
·1552 syf.··
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 00:00
Monte Cristo Kontu, zamanla şekillenen bir ruh hâlidir. Okurunu hızla yakalayan bir macereden çok, sabrın ve bekleyişin içsel ağırlığını taşıyan uzun bir sessizliktir. Alexandre Dumas bu romanda, insanın başına gelenlerden çok, başına gelenlerle kim hâline geldiğiyle ilgilenir. Metnin derinliği, adalet arzusunun içten içe nasıl dönüşebildiğini sezdirme biçiminde yatar. Duygular açıkça sergilenmez; daha çok bastırılır, ertelenir, zamana emanet edilir. Bu da romanı güçlü kılan şeydir. Çünkü bazı acılar anlatıldıkça değil, susuldukça büyür. Okur bu suskunluğu hisseder; satır aralarında dolaşan yalnızlığı, kırgınlığı ve ağırlaşan bilinci taşır. Monte Cristo Kontu, insanın kendini yeniden kurma çabasını anlatırken umut ile karanlık arasında salınır. Ne tamamen affın ışığına teslim olur ne de öfkenin körlüğüne. Tam bu aralıkta durur; ahlaki bir belirsizlikte. Romanın asıl etkisi de buradan gelir: Okuru yargı vermeye zorlamaz, onu düşünmeye mahkûm eder. Bu eser, bir hikâye olmaktan çok bir yüzleşmedir. Zamanın her şeyi iyileştirmediğini, bazen yalnızca derinleştirdiğini hatırlatır. Ve insanın en büyük sınavının, başına gelenleri anlamlandırmak değil; onlardan sonra kendisiyle nasıl yaşayacağı olduğunu fısıldar.
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202037bin okunma
Reklam
8/10
·152 syf.··
2026 2. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 00:09
Romanın gücü büyük olaylardan değil, küçük kırılmalardan geliyor: söylenemeyen cümleler, yarım kalmış yakınlıklar ve geç kalınmış bir şefkat… Carofiglio, Fitzgerald’ın “ruhun gerçekten karanlıklar içine düştüğü gecede saat daima sabahın üçüdür” cümlesini alıntılayarak sabahın üçünü bir zaman dilimi olmaktan çıkarıp bir ruh hâline dönüştürüyor; böylece hikâye ritmini buluyor. Dolayısıyla kitabı bitirdiğinizde, hikâye sona erse bile kendi sabahınızın üçüyle baş başa kalıyorsunuz. :)
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,914 okunma
9/10
·192 syf.··
2025 42. kitabı
Sessiz ama ağır bir hikâye bu. Büyük dramatik patlamalardan ziyade, insanın içine çöken bir sızıyla ilerliyor. Kitap boyunca “ait olmak” ne demek, bir yere ya da birine geç kalmak mümkün mü, sevgi sonradan öğrenilebilir mi soruları dolaşıyor zihnimizde. Yazar, okuru zorlamadan ama kolay da bırakmadan anlatıyor; cümleler sade, duygular ise beklenmedik şekilde derin. Bitirdiğinizde yüksek sesle ağlamıyor olabilirsiniz ama içinizde uzun süre susmayan bir düşünce kalıyor: Bazı yaralar kapanmaz, sadece onlarla yaşamayı öğreniriz.
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20253,975 okunma
8/10
·160 syf.··
2025 36. kitabı
Kitabın tesirini şöyle ifade edebilirim: Suratıma okkalı bir tokat patlatıp kapıyı yüzüme kapatmışlar gibi! Barnes, hafızanın güvenilmezliğini öyle sakin ve yalın bir şekilde örüyor ki, hikâye boyunca her şey normalmiş gibi ilerlerken finalde hazırlıksız yakalıyor. Kitap bitti ama etkisi kolay kolay geçmedi; sayfaları kapattıktan sonra düşünmeye, sorgulamaya devam ettiriyor. Uzun süre kitap üzerine düşünmek kaçınılmaz. Hafıza, suçluluk, zaman ve insan ilişkileri üzerine çarpıcı bir metin. Kısa ama yoğun, sade ama güçlü bir roman. Ben romanın en çok insan ilişkilerindeki kör noktaları göstermesini, geçmişe farklı açılardan bakma zorunluluğunu ve tarihçi olduğum içinde tarihe yaklaşımını sevdim.
Bir Son DuygusuJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 20213,532 okunma
9/10
·256 syf.··
2025 19. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2025 00:00
Yıldız Tozu, ilk bakışta masalsı ve romantik bir yolculuk gibi görünse de, sayfalar ilerledikçe fark ediyorsunuz ki bu masalın ışığı kadar gölgesi de var. Kitabın o büyülü ve mistik atmosferinden çok etkilendim. Her an kötü bir şey olabilirmiş gibi bir his, içinizin bir köşesinde hep tetikte bekliyor. Zaten Neil Gaiman’ın masallarını diğer masallardan ayıran şey de bu. Büyülü gerçeklikle gotik tedirginlik arasında kurduğu denge. Hayal ile kabusun arasında, sisli bir çizgide yürütüyor sizi. Gaiman’ı okumayı her zaman çok severim. Bu kitabı da kalbimde hem bir sevinç, hem de bir sızı bıraktı. Sanki bu hikâye, gökyüzüyle yer arasında sıkışmış, çocukluğu çoktan geçmiş ama büyümeyi henüz tamamlamamış ruhlara yazılmış.
Yıldız TozuNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20211,477 okunma
Reklam