"Söküp gövdesinde bir cehennem parçalamak ister insan,
Şehrin defterini dürüp uzanmak ister yanına.
Kötürüm bir kurt çantamı karıştırıyor.
Neden karıştırıyor?
Ne hakla?
Direnmeler, Erzurumlar, kalfalar, gecenin ipini koparan gece sefaları...
Koca bir tomruğu yüklenirim arkadaşlarla.
Koca bir tomruğu kaldırıp kaldırıp
kümbetlere, bitkinliğin bordasına…
Kanın çığırından çıktığı saattir bu.
Var mısın yok yere ağlamaya?
Partizanlığım dalaşmak istiyor anla.
Bu sarsak hırgürü ile dünyanın.
Dalaşmak, dalaşmak, dalaşmak...
Böylece, aşk akranım oluyor benim."
"Bugün oturdum ölümü düşündüm
Soğuk camlara dayayarak yüzümü
Kuşağımın acısını, kefenlenen gençliğimizi
Yaşayan ya da artık yaşamayan dostları
Bugün oturdum ölümü düşündü
Örterek yüreğime kara bir tülü.
Bugün oturdum ölümü düşündüm
Kapkara bir gece penceremi dalarken
Öleceğini bile bile karşı koymanın onurunu
Yiğitliğini, özverinin, sevginin
Arkadaşlarımın yüreklerinden çıkan özsuyunu.
Bugün oturdum ölümü düşündüm
Bir darağacında ya da yolda yürürken
Bugün oturdum ölümü düşündüm
Yirmi yaşında ve hayat bu kadar güzelken."
1978
"Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar,
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti, istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?.."